Kelime Kökeni: Farsça
– Dakik
– İnce
– Nazik, narin
– Ufak
Cümle içinde kullanımı:” Garibim pek bir bârik kedi gibi uysal bir kızcağızdı bunca zaman ağzından yanlış bir kelam çıkmadı.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Dakik
– İnce
– Nazik, narin
– Ufak
Cümle içinde kullanımı:” Garibim pek bir bârik kedi gibi uysal bir kızcağızdı bunca zaman ağzından yanlış bir kelam çıkmadı.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Dün
– Dün gece
– Evvelki gece
– Bir önceki gece
Cümle içinde kullanımı:” Şükür ki bâriha gelen teslimat sonrasında dükkan batmak belasından kurtuldu.”
Kelime Kökeni: Arapça- bevârid çoğul biçimi
– Sıcak esen rüzgar
– Bir kenara bırakılmış
– Korunmuş, ayrılmış
– Öfkeli, sinirli, kızgın
– Samyeli
Cümle içinde kullanımı:” Sıcak ülkelere ait olan Bârih esti mi kim yüzünü güneşten sakınabilecek ki?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Soğuk
– Tatsız
– Nahoş
– Çirkin
Cümle içinde kullanımı:” Bârid biriymiş ki ağzından çıkanı kulağı duymuyor diyorlar.”
Kelime Kökeni: Arapça-berâ’at
– Üstün
– Mümtaz
– Mükemmel , eksiksiz
– Tam
– Hiç olmazsa, hiç değilse
– Kusursuz
Cümle içinde kullanımı:“Bâri yazın sıcağını kesecek ruhumuzu serinletecek birkaç lakırdı ette yaşadığımıza bir kez daha şükredelim.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Barışmış
– Uzlaşmış
– Sulh etmiş
– Birbirini tutan
– Uygun
– Silahları karşılıklı olarak bırakmış
Cümle içinde kullanımı:” Kendiyle ve çevresiyle barışık olan insan hayatında mutluluğu mutlaka bulur.”
Kelime Kökeni: Ad
– Uzlaşma
– Sulh
– Barışma
– Uyuşma
– Sükunete ermek
Cümle içinde kullanımı:” Yurdum barış ile refahını arttırsın insanlarım yokluk görmeden huzur içinde yaşasın isterim.”
– Korumak
– Muhafaza etmek
– Güvende tutmak
– Sıyanet etmek
Cümle içinde kullanımı:” Gözümden ırmadığım, sözüne yeminler boyayıp barıdığım adam mı söyledi tüm bunları?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Parlayan
– Aydınlık
– Çayırlık
– Gözetilmiş
– Temiz, saf
Cümle içinde kullanımı:” Bizde isterdik elbet bârık bir gelecek inşa edelim çocuklarımıza ne yazık ki elimizi kolumuzu bağladı insanın açgözlülüğü.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bagaj, yük, göç eşyası, yolcu yükü
– İçine eşya koyulan yer
– Yüklük, büyük dolap
– Topluluk
– Kafile
– Kervan
Cümle içinde kullanımı:” Yolcuların yanında getirdikleri barhanaları istifleyeceğimiz bir oda bulmaya çalışıyoruz.”