Kelime Kökeni: Türkçe-baş+Yunanca-episkopos
– Piskoposların başı
– Katolik mezhebinde yer alan piskoposların baş sorumlusu
Cümle içinde kullanımı: “Başpiskopos köylülerin dertlerini dinlemek istediğini söyledi yakında gelir.”
Kelime Kökeni: Türkçe-baş+Yunanca-episkopos
– Piskoposların başı
– Katolik mezhebinde yer alan piskoposların baş sorumlusu
Cümle içinde kullanımı: “Başpiskopos köylülerin dertlerini dinlemek istediğini söyledi yakında gelir.”
Kelime Kökeni: Türkçe-baş+Farsça-pehlevân
– Birinci olan pehlivan
– Güreş müsabakalarında rakiplerini yenerek birinciliği kazanan pehlivan
Cümle içinde kullanımı: “Güreş bizim ata sporumuzdur rahmetli dedim 3 kez Başpehlivan olmuş gençliğinde.”
Kelime Kökeni: Ad
– Badem parmak
– El ve ayakta bulunan en kısa ve kalın parmak
– Sağ el baz alındığında soldan birinci parmak
Cümle içinde kullanımı: “Geçirdiği iş kazası yüzünden başparmağını geçen sene kaybetti.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ney kamışının uç tarafındaki kemik
– Neyin ağzına takılan parça
– Neye fildişi veya abanozdan takılan küçük parçanın adı
Cümle içinde kullanımı: “Güçlü ve parlak bir ses elde etmek istiyorsan manda boynuzundan yapılan başpâre kullanmalısın.”
Kelime Kökeni: Ad
– Papazların başı
– Papazların en kıdemli olanı
– Üstün durumda olan papaz
Cümle içinde kullanımı: “Başpapaz okuma yazma bilmeyen köylüleri Kilise’de toplayarak ders vermeyi aklına koymuştu.”
Kelime Kökeni: Türkçe-baş+Arapça-müsevvid
– Müsevvitlerin başı
– Yazıcıların başı
– Müsevvit memurlarının başı
Cümle içinde kullanımı: “Yarın öbür gün Başmüsevvid geldiğinde işinizi yine böyle savsaklayarak mı yapacaksınız?”
Kelime Kökeni: Türkçe-baş+Arapça-mürettib
– Basım evlerinde çalışan dizgicilerin başı
– Üst düzey dizgici
– Başdizgici
Cümle içinde kullanımı:” Başmürettib yaptığı hatayı üstlenecek ve eser yenide basılacaktır.”
Kelime Kökeni: Türkçe-baş+Arapça-müfettiş
– Müfettişlerin başı
– Müfettişlerin yöneticisi
Cümle içinde kullanımı: “Başmüfettiş gelmeden önce tüm evrakları düzene koyup işleri toparlamak lazım gelir.”
Kelime Kökeni: Türkçe-baş+Arapça-murâkib
– Başdenetçi
– Üst düzey denetçi
– Denetçilerin sorumlusu
Cümle içinde kullanımı: “Olayı detaylı olarak incelemesi adına Avrupa’dan bir başmurâkıb çağrıldı.”
Kelime Kökeni: Türkçe-baş+Arapça-mukayyıd
– Resmi dairelerde gelen evrakları kaydeden ve düzenleyen görevlilerin başı, sorumlusu
– Kayıt memurlarının başı
Cümle içinde kullanımı: “Başmukayyıd olarak başlayacağın görevin hayırlı uğurlu olsun hemşerim, dilerim muvaffak olursun.”