Kelime Kökeni: Ad
– Yeni doğmuş insan yavrusu
– Küçük çocuk
– Kız oyuncağı
Cümle içinde kullanımı: “İki gözümün nuru, ey canımın yarısı bebeğim seni her daim koruyacağıma yemin ederim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yeni doğmuş insan yavrusu
– Küçük çocuk
– Kız oyuncağı
Cümle içinde kullanımı: “İki gözümün nuru, ey canımın yarısı bebeğim seni her daim koruyacağıma yemin ederim.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ziynet veya kuvvet için kola bağlanan gümüşten veya sırma ile işlenmiş meşinden korumalık
– Kolbağı
– Kol halkası
– Dua okunmuş kola bağlanan kağıt
Cümle içinde kullanımı: “Nenelerimiz sahip oldukları altınları bâzûbend ile kollarına bağlarlardı ki çalınmasın.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Zalimlik, zorbalık
– Pazu
– Omuz ile dirsek arasında kolun yukarı kısmı
– Koldaki şişkin kas kitlesi
Cümle içinde kullanımı: “Neyleyim ki bâzû ağalar marabasını inlete inlete sırtındaki esvabı bile alır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kuşlar üzerine yazılmış eser
– Kuşçuluk üzerine kaleme alınan kitap
Cümle içinde kullanımı: “Bâz-nâme ve benzeri eski eserlerde kuşların türleri ve beslenme şekillerine dair bilgileri bulabilirsin.”
Kelime Kökeni: Ad
– Şabata
– Yufka
– Çağl ekmeği
– Kalın gözleme
– Fırında saçta pişirilen kabarık yuvarlak ekmek
Cümle içinde kullanımı: “Buranın bazlama tostu meşhurdur yemeden gidersek pişman olursun benden söylemesi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bezirgan
– Musevi tüccarlara verilen isim
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı kurulduğu andan itibaten Bâzirgân ve Türk esnafı hep dostluk içinde ticaret etmişlerdir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Tiyatro
– Sahnelenmiş oyunlar
Cümle içinde kullanımı: “Bâzî-hâne kelimesi tiyatronun karşılığıdır lakin günümüze kadar gelemeden eskimiş tedavülden kalkmıştır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Akrobat
– Canbaz
– Oyuncu
– Köçek
– Rakseden
– Eğlenceli gösteriler yapan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Kurulacak olan büyük sirke bâzî-ger geleceğini söylediler inşallah gelir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Oyun yeri
– Eğlencenin olduğu yer
– Oyun yalanı
Cümle içinde kullanımı: “Bâzî-gâh çocukların toplandığı kuşların yeniden cıvıldadığı yerdir benim gözümde.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Oyuncak
– Oyun
– Eğlence
– Eğlenmeye yarayan araç
Cümle içinde kullanımı: “Bâziçeye benzeyen yapay güzelliği kandırmasın sizi efendim, o ki gözlerindeki kurnaz ışıltıyla aklınızı çelebilir.”