Kelime Kökeni: Ad
– Elbise biçen
– Terzi
– Makastar
– Ekin biçen kimse
– Orakçı
– Giysi diken kimse
Cümle içinde kullanımı: “Elbiselik kumaşların hepsi toplar halinde mahalledeki biçiciye gidecek.”
Kelime Kökeni: Ad
– Elbise biçen
– Terzi
– Makastar
– Ekin biçen kimse
– Orakçı
– Giysi diken kimse
Cümle içinde kullanımı: “Elbiselik kumaşların hepsi toplar halinde mahalledeki biçiciye gidecek.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Zavallılar
– Çaresizler
– Mutsuzlar
– Acizler
Cümle içinde kullanımı: “Bî-çâregân gibi solan umutlarımın arkasından yas tutuyor beni sığdıracak olan ölümü bekliyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça-biçâregân
– Çaresiz
– Çaresi kalmayan
– Miskin
– Derdment
– Zavallı
– Onulmaz
Cümle içinde kullanımı: “Bî-çâre insanlığın sonunu getiren aç gözlülük ve hırs olmuştur.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Cansız
– Güçsüz
– Kuvvetsiz
– Canını esirgemeyen
– Mecalsiz
– Durgun
Cümle içinde kullanımı: “Ah benim incinmiş bî-cânım, kimler yoldu yapraklarını?”
Kelime Kökeni: Fransızca-bibliografhie
– Kaynaklar
– Literatür
– Kaynakça
– Bibliyografi
Cümle içinde kullanımı: “Kitapları özellikleri ve içeriklerine göre niteleyen sanata verilen isim Bibliyografya’dır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Hanımefendi
– Hatun
– Hanım
– Kadın
– Akrabadan olan yaşlı kimse
– Teyze, hala
– Annenin veya babanın kız kardeşi
Cümle içinde kullanımı: “Eski sağlığı yerinde olsaydı Bibi’nin açtığı baklavanın müptelası olurdunuz.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-bereket
– Bereketsiz
– Kısır
– Verimsiz
– Yararsız
– Yetersiz
Cümle içinde kullanımı: “Hani ya bî-bereket topraklarda meyve vermeye çalışan fidanın acizliğini yaşarsın.”
Kelime Kökeni: Türkçe-ad
– Biberlik
– Biber konulan kap
– Biber yetiştirilen yer
Cümle içinde kullanımı: “Biberdânı kahvaltı sofrasından asla eksik etmeyen biriydi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Acı ve tatlı türü olan yeşil bitki
– Tazesi ve kurutulmuşu olan sebzenin meyvesi
– Patlıcangiller familyasına ait bitki türü
Cümle içinde kullanımı: “Yazdan biberi, patlıcanı, domatesi kurutur kışa hazırlanırız.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Nasipsiz
– Pay almamış
– Kısmetsiz
– İsteğine ulaşamayan
Cümle içinde kullanımı: “Evlatlarının bî-behre oluşu anadan babadan kalan mirasın anca erdem oluşundandır.”