Kelime Kökeni: Zarf
– Hemencecik
– Aniden
– Ansızın
– Fücceten
– Vehleten
– Nagehan
Cümle içinde kullanımı: “Birdenbire nefesime musallat olan geleceğimin karanlık hayaletidir.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Hemencecik
– Aniden
– Ansızın
– Fücceten
– Vehleten
– Nagehan
Cümle içinde kullanımı: “Birdenbire nefesime musallat olan geleceğimin karanlık hayaletidir.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Bir anda
– Hemencecik
– Çabucak
– Ansızın
– Beraberce
– Çabucak
– Kısa sürede
– Bir lahzada
– Süratle
– Hızlı hızlı
Cümle içinde kullanımı: “Birden düşüverdin içime güzelim, ah o billur suretin olmasaydı bir deniz gibi dallanır da durulur muydum sana!”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Pek çok
– Bir hayli
– Müteaddit
– Oldukça çok
– Çok
– Az karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Sürüklenip giden birçok hayat bana öğretti ki kaderimize her isyan edişimiz onu daha çok acımasızlaştırıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-özel ad
– Gezegen
-Müşteri yıldızı
– Bercis
– Jüpiter
– Erendiz
– Güneşin etrafındaki gezegenlerin en büyük olanı
– Güneşe yakınlıkta beşinci sıradaki gezegen
Cümle içinde kullanımı: “Eski adıyla Bircîs, günümüzde jüpiter olarak adlandırılan bu gezegen ismini Roma mitolojisinden almaktadır.”
Kelime Kökeni: Sıfat ve Zarf
– Sıra ile
– Sıra sıra
– Tek tek
– Hepyek
– Ayrı ayrı
– Tamı tamına
– Her biri ayrı
Cümle içinde kullanımı: “Bu saatten sonra yaptıklarının sonucuna bir bir katlanacaksın bunun için elimden geleni yapacağım.”
Kelime Kökeni: Sıfat ve Zarfü
– Azıcık
– Az vakit
– Çok karşıtı
– Çok az
– Az miktar
Cümle içinde kullanımı: “Biraz daha dur, henüz sensizliğin soğuğuna hazır değilim bırak bir yaz daha görsün ruhum.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-rahmet
– Affetmesiz
– Acımasız
– Merhametsiz
– Kalpsiz
– Merhametten yoksun
Cümle içinde kullanımı: “Bî-rahmet sözleriyle canımı aldı haberi yok muydu, şimdi tüm bahçelerim diken dolu.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-rahm
– Acımasız
– Merhametsiz
– İnsafsız
– Acıması olmayan
– Katı yürekli
Cümle içinde kullanımı: “Bî-rahm eller ve dillerden Rabbim tüm evlatlarımızı korusun.”
Kelime Kökeni: Farsça-bîrâh+Arapça-î
– Sürgün
– Yolsuzluk
– Usulsuzluk
– Yolsuz olma durumu
– Yetkiyi kötüye kullanma
– Menfi
Cümle içinde kullanımı: “Devlet erkanında yetkisini bî-râhî kullanan canının derdine düşmelidir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çıkmaz sokak
– Sapa yer
– Çıkışı olmayan
– Ucu kapalı yol
– Çıkışı olmayan sokak
Cümle içinde kullanımı: “İktidar gözü bir kez âmâ eylediyse her yol bî-râhe çıkar.”