Kelime Kökeni: Özel ad
– Boşnak
– Bosna halkından olan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Gençliğimde Boşinyak bir kıza aşık olmuş yüreğimin sızısını ilk kez o zaman duymuştum.”
Kelime Kökeni: Özel ad
– Boşnak
– Bosna halkından olan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Gençliğimde Boşinyak bir kıza aşık olmuş yüreğimin sızısını ilk kez o zaman duymuştum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bel ile kalça kemiği arasındaki boşluk
– Böğür ile kalça arasında kalan bölüm
Cümle içinde kullanımı: “Yağmurlu zamanlarda boş böğürüme bir sancı saplanıyor ki sorma gitsin.”
Kelime Kökeni: Ad
– Sır saklayamaz
– Geveze
– Lakırdı ebesi
– Çok fazla konuşan
– Lakırdı kavafı
– Lafazan
– Çenesi düşük
Cümle içinde kullanımı: “Boş boğaz birilerinin yumurtladığı şeyler yüzünden beni zan altında tutamazsınız.”
– Kazaen ateş almak
– Kurtulmak
– Rehâ bulmak
– Şiddetle dökülmek
– Akmak
– Yağmak
– Patlamak
– Karı ve kocanın hukuken ayrılması
– Gözyaşlarının akması
– Sıvının konulduğu kaptan dışarıya çıkması
Cümle içinde kullanımı: “Bir erkeğin karısından boşanması infial yaratmazken kadının boşanmak istemesi neden ölüme sebebiyet veriyor?”
– Akmak
– Dökülmek
– Yayılmak
– Boş kalmak
– İnhilal etmek
– Bağından kurtulmak
– Daşılmak
– Sıvı bir maddenin konulduğu yerden çıkması
Cümle içinde kullanımı: “Tüm bentlerinden boşalmış hür bir iradeyle hayallerinin peşinden sürükleniyor.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Beyhude
– İçinde hiç bir şey olmayan
– Kof
– Ecvef
– Hâlî
– Tehî
– Manasız
– İşsiz
– Meşguliyeti olmayan
-Dikkatsiz
– Dolu karşıtı
– Nafile
– Anlamı olmayan
– Hazırlıksız
– Kovuk
Cümle içinde kullanımı: “İçi boş kültürsüz adamlar, içi dopdolu hayat kokan kadınları üzmekten başka bir işe yaramaz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bostan tarlalara kuşları korkutmak için koyulan kukla
– İşe yaramaz adam
– Korkuluk
– Verilen görevi yapamayan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bostan korkuluğu gibi duruyor ancak bir iş becerdiği yok!”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Bostancı
– Bostan işiyle uğraşan kimse
– Karpuz ve kovun eken kimse
– Şehrin güvenliğini sağlayan askerler
Cümle içinde kullanımı: “Ömrünü babadan oğula Bostanî olarak geçirdiklerini düşünecek olursak tarla işinden anlarlar.”
Kelime Kökeni: Farsça-bostancı çoğul biçimi
– Bostancı teşkilatına mensup kimseler
– Bostancı Ocağındaki askerler
Cümle içinde kullanımı: “Bostancıyan askerleri şehrin korunmasını üstlenen şimdi ki zabıtalardır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Sarayın korunması yanında padişahın saray dışına çıkışlarında koruma görevini yapan kimse
– Katli ferman ile emredilen suçluların ölüm fermanını yerine getirmekle görevli
– Bostancı Ocağının işleyişinden sorumlu kimse
– Şehrin zabıta işlerine bakan görevli
– Bostancıların bağlı olduğu kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bizim soyumuz son Osmanlı hanedanlığından Bostancı başına dayanır.”