Kelime Kökeni: Ad
– Buyurucu
– Emir veren kimse
– Buyuran kimse
Cümle içinde kullanımı: “Buyurgan bir ses tonuyla konuşmasından anlaşılıyor ki bayağı bir kızgın.”
Kelime Kökeni: Ad
– Buyurucu
– Emir veren kimse
– Buyuran kimse
Cümle içinde kullanımı: “Buyurgan bir ses tonuyla konuşmasından anlaşılıyor ki bayağı bir kızgın.”
Kelime Kökeni: Arapça-bey’çoğul biçimi
– Satışlar
– Satımlar
Cümle içinde kullanımı: “Buyû sonrasın dükkan sahipleri kazanırken aileleri bir yıllık giderlerini karşılamış sayılırlar.”
Kelime Kökeni: Ad
– Maiyyet
– Hizmetçi
– Emir kulu
Cümle içinde kullanımı: “Buyruk kulu ne yapsın sanki kendi isteğiyle yapıyor tüm bunları.”
Kelime Kökeni: Ad
– Âmir
– Emredici
– Emir sahibi
– Buyuran kimse
Cümle içinde kullanımı: “Buyruk issi olan biriydi çevresindekileri yönetmek huyuydu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Av köpeği
– Ava yardımcılık etmek içim yetiştirilen köpek
– Zağar, kopoy, tazı
Cümle içinde kullanımı: “Bûy-perest olarak büyütülen köpekler av yere düşmeden havada kaparak sahibine getirir.”
– Donmak
– Soğumak üşümek
– Soğuktan donmak
– Üşümek
Cümle içinde kullanımı: “Karların arasında yürüye yürüye buymak oluşmuş yazık.”
Kelime Kökeni: Farsça-bûy+Arapça-î
– Kokulu
– Kokusu olan
Cümle içinde kullanımı: “Çiçeklerin ve doğanın kendisine has bir bûyî ve rayihası olduğunu düşünüyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Koku üreten
– Koku satan kimse
– Parfümeri
Cümle içinde kullanımı: “Bûy-fürûş olarak kullanılan bu dükkan uzun zamandır boş olarak bekliyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Koku şişesi
– Kokuluk
– Aromalık
– Esans şişesi
Cümle içinde kullanımı: “Annemin eski çeyizlik sandığından bûy-dân buldum çok zarif bir eşya.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Güzel kokulu
– Aromalı
– Hoş kokulu
Cümle içinde kullanımı: “Çileğin mis bûyâsı nasıl da saçlarına işlemiş öyle!”