Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Burnu büyük
– Kibirli
– Hane sahibi
– Asil kişi
– Varlıklı kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bün-dâr biri zannettiğimiz kişi aslında çok eli açık ufka yürekli biriymiş.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Burnu büyük
– Kibirli
– Hane sahibi
– Asil kişi
– Varlıklı kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bün-dâr biri zannettiğimiz kişi aslında çok eli açık ufka yürekli biriymiş.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Duvar
– Destek
– Bina
– Set
– Temel
– Binanın esası
Cümle içinde kullanımı: “Bün-dâd yıkılır da geriye ne kalır sanıyorsun enkazdan başka.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kadırga balığı
– Deniz balığı
– İspermeçet balinası
Cümle içinde kullanımı: “Bünbek balığı gördüğümüz Karadeniz’de başka farklı balık türleri de görürüz umarım.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Köklü
– Esaslı
– İyi yerleşmiş
– Kökü olan
Cümle içinde kullanımı: “İnsanlarda ağalar gibi bün-âver olup doğduğu toprağı sahiplenir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yemen’de yetişen kahve ağacı
– Kahve ağacı yaprağı
– Kahve ağacı yaprağından yapılan turşu
– Temel
– Kütük
– Kök
– Kıç
– Alt taraf
– Dip
– Ağaç
– Meziyyet
Cümle içinde kullanımı: “Yemen’den özel getirilen bün itina ile yetiştiriliyor umarım kök salar ve yeşerir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ebleh ve belhâ çoğul biçimi
– Aptallar
– Eblehler
– Ahmaklar
– Zeka yoksunları
Cümle içinde kullanımı: “Bülh ve zekadan geri olan insanlara laf anlatabileceğini mi sanıyorsun.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Çok yüksek
– Daha yüksek
Cümle içinde kullanımı: “Bülend-tere ulaşan feryadımın şahidi sen ol Tanrım!”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Uzun ve yüce kanatlı
– Yüksekte uçan hayvanlar
Cümle içinde kullanımı: “Gökyüzünü kaplayan bülend-per Allah’ın verdiği kanatlarla bulutlara uçar.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Makamı yüce
– Rütbesi yüksek
– Payesi yüksek olan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Bülend-pâye bir adam olarak geldiği kasabamız adına çok çalışıp didindi.”
Kelime Kökeni: Farsça-belend+Arapça-nazar
– İleri görüşlü
– Görüş gücü yüksek
Cümle içinde kullanımı: “Atam her zaman bülend-nazar biri olmasıyla tanınırdı.”