Kelime Kökeni: Arapça-cîfe+Farsça-hâr
– Leş yiyen
– Ölü hayvan yiyen
– Laşe yiyen
Cümle içinde kullanımı: “Yaşadığımız bu dünya cîfe-hâr dolu bir yer, birinin ölümü diğerinin yaşamasını sağlıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-cîfe+Farsça-hâr
– Leş yiyen
– Ölü hayvan yiyen
– Laşe yiyen
Cümle içinde kullanımı: “Yaşadığımız bu dünya cîfe-hâr dolu bir yer, birinin ölümü diğerinin yaşamasını sağlıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-cîfe+Farsça-gâh
– Leş dolu yer
– Mezbelelik
– Laşe olan yer
– Kokuşmuş et kokan yer
– Dünya
Cümle içinde kullanımı: “Mecazi olarak cîfe-gâh olan bu dünya iyilerle kötülük oyun alanıdır, galibiyeti kimin alacağı bilinmez.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi ceyâf
– Leş
– Lâşe
– Hayvan ölüsü
– Kokmuş
– İğrenç kokan
Cümle içinde kullanımı: “Burnumuzun direğini sızlatan cîfe çok uzaklardan gelmiyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-cefr çoğul biçimi
– Düzensiz kuyular
– Geniş kuyular
– Derin çukur
Cümle içinde kullanımı: “Ailemizin içinde debelendiği cifâra senin yüzünden düştük.”
Kelime Kökeni: Ad
– Umacı
– Öcü
– Hayali yaratık
Cümle içinde kullanımı: “Çocukken erkenden uyumazsak annelerimiz bizi cidosa vermekle korkuturlardı.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi ciddiyât
– Değer
– Önem
– Ciddilik
– Ağırbaşlılık
– Ciddi durum
– Ciddi olay
Cümle içinde kullanımı: “Hastalığınızın ciddiyetini idrak edemediğiniz şu vaziyetinizden pekala anlayabiliyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Gerçek
– Önemli
– Sahih
– Hakîkî
– Sahte olmayan
– Yalan olmayan
– Şaka olmayan
– Ağırbaşlı
– Vahim
– Endişe verici
Cümle içinde kullanımı: “Ciddî meselelerin konuşulacağını buyurduğunuz için buraya kadar geldim.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Ciddi olarak
– Hakikaten
– Gerçekten
– Filvaki
– Sahiden
Cümle içinde kullanımı: “Söylemek istemezdim fakat cidden içimde kanayan yarayı susturamıyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi cüdür
– Koruyucu duvar
– Zar
– Kerpiçten yapılan engel
– Tuğladan örülen düzlem
Cümle içinde kullanımı: “Aşılmaz sanılan cidârlar sabır ve emeğe karşı gelebilir mi?”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Kavgacı
– Savaşçı
– Harpçi
– Cenkçi
– Mücadele eden
Cümle içinde kullanımı: “Cidâl-cû adamın kolan kopu vatana emanettir, bu vatan toprakları evlatlarına can borçludur.”