Kelime Kökeni: Sıfat
– Çok çene oynatan
– Çok geveze
– Çenesi düşük
– Lakırtı ebesi
– Lafazan
Cümle içinde kullanımı: “Epeydir konuşmadık biraz çalçene olmamızın ne zararı var ki?”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Çok çene oynatan
– Çok geveze
– Çenesi düşük
– Lakırtı ebesi
– Lafazan
Cümle içinde kullanımı: “Epeydir konuşmadık biraz çalçene olmamızın ne zararı var ki?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dalkavuk
– Yaltakçı
– El etek öpen
– Şaklaban
– Yağcı
– Mütebasbıs
Cümle içinde kullanımı: “Her ülkede mutlaka baştakilere çâlbûs eden birileri vardır.”
Kelime Kökeni: Farça-çâlâk+Arapça-î
– Tezcanlılık
– Çabukluk
– Süratli
– Hızlılık
Cümle içinde kullanımı: “Çâlâkî yürüyüşüne bakılırsa mutlaka bir yere yetişmeye çalışıyordur.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Tez canlı olan
– Atik
– Çevik
– Hızlı
– Hırsız
– Makam sahibi
– Yol kesici
– Canlı
– Tetik
– Hızlı hareket eden
Cümle içinde kullanımı: “Benzerlerinden çâlâk, süratli bir hayvandır koşmaya başladı mı diğer atlara açık ara farkla yener.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Isırgan otu
– Dızlağan otu
Cümle içinde kullanımı: “Saçı dökülen kişilere çalağan otu önerirdi eskiler, saçları gür çıkarırmış.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Isıran hayvan
– Azgın köpek
– Kudurgan
– Azmış köpek
Cümle içinde kullanımı: “Durup dururken havlayan çalağandan korkacaksın.”
Kelime Kökeni: Özel ad
– Tanrı
– Allah
– Rab
– Mabud
– Yaradan
– İlah
– Yaratıcı
Cümle içinde kullanımı: “Çalab, biz insanları dünya üzerine bir amaç uğruna göndermiş olmalı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çekiç
– Çivi çakmak için kullanılan alet
– Dövme işleri kullanılan saplı aygıt
Cümle içinde kullanımı: “Çâkûç kullanırken parmaklarına vurmuş galiba morarmış ve şişmiş.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Çakşır denilen şalvarı giyen
– Ayağı tüylü güvercin
– Paçalı kuş
– Tüyleri ayaklarına kadar uzanan kümes hayvanı
Cümle içinde kullanımı: “Çakşırlı tavuklar için ayrı bir kümes yaptırmak lazım.”
Kelime Kökeni: Ad
– İnce kumaşlı uzun bir tür şalvar
– Kuşların ayağındaki tüy
– Erkek şalvarı
Cümle içinde kullanımı: “Bizim buranın erkeklerinin hepsi çakşır giyer, pantolonu özel günlerde giyerler.”