Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sünnîlik
– Dört halifeye bağlılık
– Dört halifeyle ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Çâr-yârî, Hz. Muhammed’in yolundan giden giden onun davranışlarını benimseyen mezheplerdir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sünnîlik
– Dört halifeye bağlılık
– Dört halifeyle ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Çâr-yârî, Hz. Muhammed’in yolundan giden giden onun davranışlarını benimseyen mezheplerdir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dört halife
– Dört dost
Cümle içinde kullanımı: “Biz Müslümanların Çâr-yârı bulunur, bizler onları görmeden sevdik.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dördüncü
– Üçten sonra gelen
Cümle içinde kullanımı: “Onca çocuk arasında çârüm olarak mektebi yüksek bir tahsille bitirdi.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Süpürücü
Cümle içinde kullanımı: “Çârûb-zen olarak işe alınmış, kutsal mekanların temizliğini yapacak.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Tarikat şeyhi
– Hz. Muhammed’in türbesini süpüren kimse
Cümle içinde kullanımı: ” Çârûb-keş olduğunu söyleyip çevresinde bir sürü insanı toplamış sohbetler ediyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Süpürge
– Süpürmek için kullanılan araç
Cümle içinde kullanımı: “Avluyu çârûb ile süpürüp güzelce sulayın sonra kilimleri serersiniz.”
Kelime Kökeni: Farsça-çâr+Arapaça-tekbîr
– Cenaze namazında dört defa alınan tekbir
Cümle içinde kullanımı: “Hocayla birlikte Çâr-tekbîr getiren cemaatın gözü yaşlıydı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çardak
– Dört köşeli çadır
– Ağaç dallarından yapılan barınak
– Kameriye
Cümle içinde kullanımı: “Çâr-tak altında oturup biraz soluklanacak sonrasında yoluna devam edecek.”
Kelime Kökeni: Ad
– Esnaf
– Kobi
– Zanaatkarlar
Cümle içinde kullanımı: “Çarı halkı aralarında para toplayım bu iki öksüz çocuğu okutuyorlar.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çarşı muhafızı
– Çarşıdaki düzeni sağlayan görevli
Cümle içinde kullanımı: “Çarşı ağası gibi esnafların başına dikildi bekliyor öyle.”