Kelime Kökeni: Ad
– Mıh
– Tahta vesaire mıhlamaya mahsus ucu sivri ve arkası başlı demir
– Ağaçta veya demirden çubuk
Cümle içinde kullanımı: “Kalbimin tam orta yerine sapladığınız çivinin adı evlat sevgisi, evlada olan özlem!”
Kelime Kökeni: Ad
– Mıh
– Tahta vesaire mıhlamaya mahsus ucu sivri ve arkası başlı demir
– Ağaçta veya demirden çubuk
Cümle içinde kullanımı: “Kalbimin tam orta yerine sapladığınız çivinin adı evlat sevgisi, evlada olan özlem!”
– İsabet ettirememek
– Oku hedefe ulaştıramamak
-Hedefi vuramamak
Cümle içinde kullanımı: “Ne acı şey, ayrılışımızdan sonra bu koskoca şehrin tek bir sokağında gözlerimiz çivdirmedi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Küçük taneli ve tek çekirdekli siyah ve leziz bir meyve
– Çitlenbik bitkisi
Cümle içinde kullanımı: “Çitlenbik kahvesinden yapacağına söz verirsen akşam gelirim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çıngıl
– Üzüm salkımının küçük dallarından beheri
– Çimdik
– Küçük dal
Cümle içinde kullanımı: “Üzümün küçük çitmiklerini koparıp budamak istiyordu.”
– Elde ovarak sürterek yıkamak
– Çitilemek
– Birleştirmek
– Bir araya getirmek
– Sürtmek
Cümle içinde kullanımı: “Beyaz tişörtlerdeki lekeyi dakikalarca çamaşır suyunda çitmeme rağmen bir türlü çıkaramadım.”
Kelime Kökeni: Ad
– Küçük taneli ve tek çekirdekli siyah ve leziz bir meyve
– Kayına benzeyen bir ağaç türü
Cümle içinde kullanımı: “Çitlenbikten yapılan değişik bir kahve yapıyorlar tadı damağında kalıyor desem yeri.”
– Çit sürmek
– Çitle çevirmek
Cümle içinde kullanımı: “Tarlanın tüm çevresini çitlemeden bugün gidemeyiz.”
– Elde ovalayarak sıkıştırarak yıkamak
– Birbirine sürtmek
– Kiri çıkarmak için ovalayarak yıkama
Cümle içinde kullanımı: “Aklımı karıştırıp zihnimi çitileyen düşüncelerin kaynağını bulmalıyım.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çentik
– Ufak gedik
– Çitme işi
– Küçük oyuk
Cümle içinde kullanımı: “Duvarın üzerinde gördüğünüz çitiler sonradan başka biri tarafından açılmış.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bir tarlanın kenarına sık sık dikilen çalıdan oluşan duvar
– Basma denilen kumaş
– Duvar türü
– Çeper
– Barı
– Baç çubuklarından yapılan engel
Cümle içinde kullanımı: “Çocukken hep beraber çitleri aşıp çayırlara doğru koşardık.”