Kelime Kökeni: Ad
– Koyun ve keçi derisinden tulum çıkarılarak yapılan torba
– Meşin torba
– Küçük deri torba
– Bellek
Cümle içinde kullanımı: “Dağarcık içindeki bir parça ekmeği ve peyniri çıkarıp kemirmeye başladı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Koyun ve keçi derisinden tulum çıkarılarak yapılan torba
– Meşin torba
– Küçük deri torba
– Bellek
Cümle içinde kullanımı: “Dağarcık içindeki bir parça ekmeği ve peyniri çıkarıp kemirmeye başladı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çömlek
– Kap
– Çanak
– Toprak mangal
– Dağarcık
– Çuval
– Ağzı yavan
Cümle içinde kullanımı: “İçecek dolu dağar her ufak sallantı da yerinden oynuyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Hile
– Oyun
– Entrika
– Desise
Cümle içinde kullanımı: “Dağal-perdâz bir olaya denk geldiğimiz doğru fakat yenilmeyeceğiz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Hile yapan
– Oyun bozan
– Mızıkçı
– Ordubozan
Cümle içinde kullanımı: “Dağal-dâr olma kalbim, bir kez olsun heyecanını yitirmeden atmayı dene.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Sahtekar
– Hilekar
– Hilebaz
– Hileci
Cümle içinde kullanımı:“Dağal-bâz birinden korkmak lazımdır, bir dediği bir diğerini tutmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Hile
– Fesat
– Hilekar
– Geçerliliğini yitirmiş para
– Kalp akçe
– Oyun
– Desise
– Dolap
Cümle içinde kullanımı: “Her oyunu her düzeni dağal edip bozan biri bulunur.”
Kelime Kökeni: Ad-mecaz
– Yabani adam
– Kaba saba adam
– Ayı cinsi
Cümle içinde kullanımı: “Dağ ayısı gibi etrafta bağırıp durma kulaklarımı patlatacaksın.”
Kelime Kökeni: Ad
– Vahşi
– Yabani
– Dağ köylüsü
– Görgüsüz kimse
– Kaba saba
– Dağdan inmiş
Cümle içinde kullanımı: “Centilmen insanlarla muhatap olacağımı sanırken karşıma dağ adamları çıktı.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Gönül yarası
– Kalp yarası
– Büyük keder
Cümle içinde kullanımı: “Dâğ-ı dil nedir bilmezsin çünkü sen hiç aşkın pençesinde ateşlere atılmadın.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Yürek yarası
– Unutulmayacak acı
– Kalp yarası
– Büyük acı
– Keder
Cümle içinde kullanımı: “Çocuk kalbimin dağ-ı derûnu, seni sevmek büyümenin acısından betermiş.”