Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Borç veren
– Alacaklı
– Ödünç para veren kimse
– Birinden alacağı olan
Cümle içinde kullanımı: “Bu dünyadan dâyin olarak göçeceği kimin aklına gelirdi ki.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Borç veren
– Alacaklı
– Ödünç para veren kimse
– Birinden alacağı olan
Cümle içinde kullanımı: “Bu dünyadan dâyin olarak göçeceği kimin aklına gelirdi ki.”
Kelime Kökeni: Ad
– Dayı karabeti
– Babayiğitlik
– Ağalık ve kahramanlık
– Kayırıcılık
– Dayı olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Kendisine dayılık eden birini bulmuş, epey de varlıklı diyorlar”
Kelime Kökeni: Ad
– Destekçi
– Annenin kardeşi
– Yaşlıca ve görmüş geçirmiş kimse
– Kayırıcı
– Babayiğit
– Yiğit
– Cesur
– Kabadayı
– Külhanbeyi
Cümle içinde kullanımı: “
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dadılık
– Dadının yaptığı iş
– Dadı olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Dâyegî olmak öyle kolay değildir, öncelikle iyi bir eğitim sahibi olmak gerekiyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dadı
– Çocuklarla ilgilenen kadın görevli
– Çocuk bakıcısı
Cümle içinde kullanımı: “Annemin dâyesi bizi bile büyüttü, tonton güler yüzlü bir kadındı.”
– İtimat etmek
– Güvenmek
– Arkasını veya bedenin diğer bir yerini bir şeye yükleterek durmak
– Yaslanmak
– Sebat etmek
– Mukavemet etmek
– Kendini dayamak
Cümle içinde kullanımı: “Bunca acıya ve ıstıraba dayanmak nasıl zor bir imtihandı anlatamam.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Sabırlılık
– Metanet
– Sebat
– Başka
– Devam
– Ömür
– Kuvvetini kaybetmiş
Cümle içinde kullanımı: “Hem güçlü hem dayanık hem de vazgeçilmez biri olabilirsin.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Padişah perdecisi
– Dayanıklık
Cümle içinde kullanımı: “Dayangı önemli lakin sabır gerektiren işlerde biraz da mütevazi olmak lazım.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Dayanan
– Dayanıklı
– Mukavim
– Zorlu
Cümle içinde kullanımı: “Çok zorlu bir hayat yaşadığından olsa gerek dayangan bir yapısı var.”
Kelime Kökeni: Ad
– Oturulan yerde dayanmaya yarayan değnek
– Dayanacak şey
Cümle içinde kullanımı: “Dayangaç yardımıyla ayakta durabildiğini görmek gözlerimi yaşartmaya yetti.”