Kelime Kökeni: Arapça-dirhem çoğul biçimi
– Dirhemler
– Paralar
– Akçeler
– Sikkeler
– Okkanın yüzde birleri
Cümle içinde kullanımı: “O dönem binlerce derâhim eşkıya tarafından kaybolmuştur.”
Kelime Kökeni: Arapça-dirhem çoğul biçimi
– Dirhemler
– Paralar
– Akçeler
– Sikkeler
– Okkanın yüzde birleri
Cümle içinde kullanımı: “O dönem binlerce derâhim eşkıya tarafından kaybolmuştur.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kucaklama
– Sarma
– Kucağına almak
– Kollarıyla sarıp göğsüne bastırmak
Cümle içinde kullanımı: “Çiçeği der-âguş etmeden önce dikene hal hatır sor.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Kilise çanı
– Kiliselerde dini törenlerde ve saat başlarında çalan büyük çan
Cümle içinde kullanımı: “Derâ-yı deyr çaldığında bileceksin ki bir mumla seni bekliyor olacağım.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çıngırak
– Çan
– Küçük çan
– Ses çıkaran metal nesne
Cümle içinde kullanımı: “Kulaklarımızda çalan derâ bizlere cehennemin sesi gibi geliyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-edat
– Kapı
– de içinde
– Kere
– Defa
– Cins
– Tür
– Kısım
– Çeşit
– Mağara
– Ter
– Bölme açıklığı
Cümle içinde kullanımı: “Yeri göğü de inletsen, der kırıp ayaklarıma da kapansan affetmem seni.”
– Dudakları kurumak
– Dudakları buruşmak
– Tepsermek
– Buruşmak
Cümle içinde kullanımı: “Dilimde tüy kalmasa, dudağım depserse neye yarar duyulmadıktan sonra.”
Kelime Kökeni: Ad
– Zelzele
– Deprem
– Yer sarsıntısı
Cümle içinde kullanımı: “Küçükken yaşadığı büyük deprendi onu çok korkutmuş ondan ürkek davranıyor.”
– Sarsılmak
– Hızla hareket etmek
– Şiddetle titremek
– Sarsılmak
Cümle içinde kullanımı: “Deprenmek suretiyle olduğu yerden fırlayıp düştü.”
– Çabalamak
– İhtizaz etmek
– Kımıldanmak
– Hareket etmek
– Titreşmek
– Kımıldamak
Cümle içinde kullanımı: “Sessizce olduğu yerde depreşip duruyor bir derdi var belli.”
Kelime Kökeni: Ad
– Depremde zarar görmüş kimse
– Deprem enkazı altında kalmış kimse
Cümle içinde kullanımı: “Depremzedeler için hazırlanan yardım kolileri bugün yola çıkacak.”