Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Hilekar
– Dubaracı
– Hileci
– Düzenci
– Hilebaz
Cümle içinde kullanımı: “Sırf zevk uğruna destân-zen oyunlar oynayarak insanları aldatıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Hilekar
– Dubaracı
– Hileci
– Düzenci
– Hilebaz
Cümle içinde kullanımı: “Sırf zevk uğruna destân-zen oyunlar oynayarak insanları aldatıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Yaşanmış bir olayı hikaye etme
– Sergüzeşt
– Hikaye
– Masal
– Hikaye
– Kıssa
– Epope
– Anlatı
– Kutkoşuk
Cümle içinde kullanımı: “Dillere destan bir aşk dilemedim hiç, aradığım ve umduğum gönlüme ferah veren bir sevgiydi.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Ele alıştırılmış
– Yavrudan beslenip alıştırılmış
Cümle içinde kullanımı: “Bu küçük sincap dest-âmûzdur kimseye zararı dokunmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Bulaşmış
– Bulaşık el
– Kirli el
Cümle içinde kullanımı: “Dest-âlâyını çocuklarımdan uzak tut karanlığın üzerlerine düşmesin.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– El
– Kolun aşağısı
– Hedef
– Nesne ve araçları tutmaya yarayan organ
Cümle içinde kullanımı: “Dest pençe olmuş, vurduğu yeri inletiyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Hileci
– Oyuncu
– Düzenbaz
– Entrikacı
– Aldatıcı
Cümle içinde kullanımı: “Gün gelir karşısına hiç olmadık bir yerde dessâs biri çıkar ve ona aldanırsın.”
Kelime Kökeni: Fransızca-despote
– Rum piskoposu
– Acımasız
– Zalim
– Zorba
– Tiran
Cümle içinde kullanımı: “Yönetim de yumuşak başlı biri yerine despot biri daha uygun olacaktır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Teskere
– Kasaba
– Şehir
– Hilebaz
– Hilekar
Cümle içinde kullanımı: “Deskere almadan askerden gelinmez oğlum, sabret azıcık.”
Kelime Kökeni: Arapça-desîse+Farsça-kâr
– Oyuncu
– Hileci
– Hile eden
– Hile yapan
– Hile karıştıran
– Oyun oynayan
Cümle içinde kullanımı: “Desîse-kâr hallerinden vazgeçmeli gerçeklerin ışığına yönelmelisin.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Gizli oyun
– Dolap
– Hile
– Oyun
– Entrika
– Aldatma
– Dalavere
– Yalanla dolanla görülen gizli iş
Cümle içinde kullanımı: “Bu işin altından bir desîse çıkacak ama hadi hayırlısı.”