Kelime Kökeni: Ad
– Dış taraf
– İçeri karşıtı
– Dış yer
– Hariç
– Dış çevre
– Dış yüzey
Cümle içinde kullanımı: “Lütfen dışarı çıkarken bizlere de haber veriniz merakta kalmayalım.”
Kelime Kökeni: Ad
– Dış taraf
– İçeri karşıtı
– Dış yer
– Hariç
– Dış çevre
– Dış yüzey
Cümle içinde kullanımı: “Lütfen dışarı çıkarken bizlere de haber veriniz merakta kalmayalım.”
Kelime Kökeni: Ad
– İç karşıtı
– Bir cisim veya alanın içinde bulunmayan yer
– Hariç
– Yabancı ülkeler
– İçte bulunmayan yüzey
– Dışarı
– Müstesna
Cümle içinde kullanımı: “Dış kapının orada beklediğim yıllar boyunca şunu öğrendim aile dışında her şey yalandır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Pek dar
– Çok dar
– Bol karşıtı
– Ensiz
Cümle içinde kullanımı: “Getirdikleri kasanın içi dıyyık olmakla birlikte pek çirkin.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Uzunluk
– Bir şeyin bir ucundan öbür ucuna olan uzaklığı
– Tul
Cümle içinde kullanımı: “İki şehrin arasını tutan dırâzî ancak iki gönlün birleşmesiyle aşılır.
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Tavşan
– Kulağı uzun
– Kulak ve arka bacakları uzun olan hayvan
Cümle içinde kullanımı: “Dırâz-gûş olandan bir şey kaçmaz muhakkak duymuştur.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– El uzunluğu
– El uzatan
– Bir cismin boyunu ifade eden kelime
Cümle içinde kullanımı: “Harama dırâz-dest eden gayrı iflah olmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Uzun
– Derin
– Irak
– Yakın karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Bizi birbirimizden ayıran dırâz ancak bedenlerimizi ayrı koyar.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ağaç
– Şecer
– Meyve veren bitki
Cümle içinde kullanımı: “Dıraht dolu bahçeye girdin de mi laf ediyorsun.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Işıklı
– Aydınlık
– Nurlu
– Parıltılı
– Nuraniuhrev
– Işıklandırılmış
Cümle içinde kullanımı: “Onun mübarek ayaklarının bastığı her yer dırahşende misali renklenir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Parlaklık
– Parıldayıcılık
– Revnak
– Parlak olma durumu
– Göz alıcılık
Cümle içinde kullanımı: “Dırahşânî yıldızların hüznüne ben nasıl aşık olmayayım?”