Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Taraflar
– Yanlar
– Sığınacak yerler
– Evin ortaları
– Doğrultular
– Yöreler
– Yerler
Cümle içinde kullanımı: “Sel felaketinden kaçan garibanlar eknâflara yerleşti bile.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Taraflar
– Yanlar
– Sığınacak yerler
– Evin ortaları
– Doğrultular
– Yöreler
– Yerler
Cümle içinde kullanımı: “Sel felaketinden kaçan garibanlar eknâflara yerleşti bile.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kusursuzluk
– Mükemmeliyet
– Eksiksizlik
– Noksansızlık
– Yetkinlik
– Şahanelik
Cümle içinde kullanımı: “Razı olduğundan fazlasıyla karşılaştın dilerim bundan sonra ekmeliyyet bir hayat sürersin.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Olguncasına
– Kamilcesine
– Ağırbaşlılıkla
Cümle içinde kullanımı: “Ekmelâne davranışlarıyla yaşından büyük bir tavra ve duruşa sahip.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Daha mükemmel
– En olgun
– En kamil
– En eksiksiz
– En uygun
– En yetkin
– Kusursuz
Cümle içinde kullanımı: “Bu hayatta ekmel insan olabilmenin şartı kendini tanımaktır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Etmek
– Tarım yapmak
– Tohum serpmek
– Tohum atmak
– Aş
– Yiyecek
– Kazanç
– Kazanç
– Yemek
Cümle içinde kullanımı: “Öyle kolay değildir elin işinde ekmek kazanmak, ter dökmen ve sabır etmen.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tohum serpme
– Ekilmiş
– Çiftçinin buğday vb. ekmesi
– Tohum atma
– Ekmekle vücuda gelmiş
– Ekmek
Cümle içinde kullanımı: “Tohumları ekme işinden önce şehir dışına çıkıp gelmem gerekiyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Köpekler
– İtler
– Evcil köpekler
Cümle içinde kullanımı: “Bir parça kemiğe tav olan ekleb gibi paranın peşinde koşardı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yeme
– Yemek yiyen
– Yemek yemek
– Yemek işi
Cümle içinde kullanımı: “İnsanı bir ihtiyaç olan ekl engellenemez ve şartlandırılamaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Obur
– Çok yiyen
– Doymak bilmeyen
– Gereğinden fazla yemek yiyen kimse
Cümle içinde kullanımı: “Sürekli yemek yer durursan sonunda ekkâl birine dönüşürsün.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çiftçi
– Ekin ekip biçmekle uğraşan kimse
– Rençper
– Toprağı ekerek geçimini sağlayan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Toprağın ve ağacın kıymetini bilen ekinci ne kışı ne yazı unutur.”