Kelime Kökeni: Arapça-ad
– ‘Değil miyim?’ anlamında Allah’ın kullarına hitaben söylediği söz
– Rabbiniz değil miyim ?
Cümle içinde kullanımı: “İnsanın inancı elest meclisine dayanır ki, yaratıcı yarattıklarından söz alması manasına gelir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– ‘Değil miyim?’ anlamında Allah’ın kullarına hitaben söylediği söz
– Rabbiniz değil miyim ?
Cümle içinde kullanımı: “İnsanın inancı elest meclisine dayanır ki, yaratıcı yarattıklarından söz alması manasına gelir.”
Kelime Kökeni: Fransızca-ad
– Yunan
– Yunanistan halkından olan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Elenos dükkanında harika ev ve süs eşyaları satıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Siper
– Duvar
– Kale suru
– Sur
– Hisar
Cümle içinde kullanımı: “İki sevdalı yürek eleng önünde ömürlük bir kavil vermişler.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Kederli
– Gamlı
– Dertli
– Acılı
– Üzüntülü
Cümle içinde kullanımı: “Elemzedeler için düzenlenen yardım kampanyaları gariplerin yüzünü bir nebze güldürecek.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kederli
– Acılı
– Hüzünlü
– Sıkıntılı
– Kaygılı
– Müteessir
Cümle içinde kullanımı: “Rica ediyorum elemli ailelere daha dikkatli davranıp acılarını anlamaya çalışalım.”
Kelime Kökeni: Ad
– İplik sarmaya yarayan alet
– İpliği yumak yapmaya yarayan eksen üzerinde dönen araç
Cümle içinde kullanımı: “Elemge elinde dolanan kadından ne zarar gelir ki evladım..”
– Seçmek
– Elekten geçirmek
– Dikkatli bir biçimde araştırmak
– En iyileri seçmek
– Yarışmacıyı yarışma dışı bırakmak
– İpliği yumak yapmak
Cümle içinde kullanımı: “Sakatlanan koşucu son yarıştan elenmek zorunda kaldı.”
Kelime Kökeni: Sıfat-ad
– Seçilmiş
– Elekten geçirilmiş
– Elemek işi
– Elenmiş
– Seçilmiş olan
– Seçme yarışı
– Seçerek ayrılmış
Cümle içinde kullanımı “Spor müsabakasında yapılan eleme sonucu bizim çocuklar büyük bir başarı kazanmıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Keder
– Dert
– Istırap
– Sıkıntı
– Ağrı
– Sancı
– Acı
– Üzüntü
– Tasa
– Kem
Cümle içinde kullanımı: “Bizi ve evimizi saran bu kara elemin sebebi bir evlat kaybetmemiz.”
– Elemek
– Elekten geçirmek
– İncesini kabadan ayırmak
Cümle içinde kullanımı: “Öncelikle şu kalabalık gruptan eli iş tutanları eleklemek lazım.”