Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Apaçık
– Çok belirgin
– Çok açık
– Aşikar
– Görünür halde
Cümle içinde kullanımı: “Gizli saklı kalmış duygular üzerinden konuşmak yerine emyez hislerden bahsedilmeli.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Apaçık
– Çok belirgin
– Çok açık
– Aşikar
– Görünür halde
Cümle içinde kullanımı: “Gizli saklı kalmış duygular üzerinden konuşmak yerine emyez hislerden bahsedilmeli.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Miller
– Eğilimler
– Meyiller
– Toprak karışımları
– Temayüller
Cümle içinde kullanımı: “Yanlış emyâller üzerine karar almak doğru bir şey değildir.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Ölüler
– Meyyitler
– Mevtalar
– Müteveffalar
Cümle içinde kullanımı: “Toprağın altında yatan emvât dünyadan bir avuç toprak götürdü.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Bakıma muhtaç kimselerin devletçe koruma altına alınan malları
– Deli, yetim ve kimsesizlerin mallarının devlet tarından koruma altına alınması
Cümle içinde kullanımı: “Merak etmeyiniz garibanın elinde ne varsa emvâl-i eytâm olacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Mallar
– Para ile alınan şeyler
– Emtialar
– Tüccar malları
Cümle içinde kullanımı: “Dedemin büyüklerinden kalan emvâl bir hiç uğruna satılıp gitti.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Sular
– Akarsular
– Denizler
Cümle içinde kullanımı: “Gecenin ayazında emvâhı izlemeye seyretmeye doyamam.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Dalgalar
– Denizin dalgaları
Cümle içinde kullanımı: “Mavi emvâc üzerinde sahipsiz bir sandal gibi kendini oradan oraya atıp duruyor.
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Mallar
– Metalar
– Satılacak eşyalar
– Taşınır veya taşınmaz varlıklar
Cümle içinde kullanımı: “Babadan kalma emtia sağ olsun yoksa açlıktan nefesi kokardı.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Yağmurlar
– Rahmetler
– Baranlar
– Yağışlar
Cümle içinde kullanımı: “Gökten yağan emtâra bir bak güzelliğini içine çek.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Farklılık
– Çeşitlik
– Yücelik
– Ululuk
– Tepecikler
– Yüksek yer
Cümle içinde kullanımı: “Görmezden gelinen emt eninde sonunda karşısına dikilip duracak.”