Kelime Kökeni: Ad
– Boy aynası
– Vücudu boylu boyunca görmeye yarayan büyük ayna
– İnsanı bütünüyle gösteren ayna
Cümle içinde kullanımı: “Endâm aynasına öyle bir bakıp kendi kendine konuşmaya başladı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Boy aynası
– Vücudu boylu boyunca görmeye yarayan büyük ayna
– İnsanı bütünüyle gösteren ayna
Cümle içinde kullanımı: “Endâm aynasına öyle bir bakıp kendi kendine konuşmaya başladı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ten
– Beden
– Boy
– Kad
– Kamet
– Vücut
– Organ
– Boy pos
– Vücut
– Gövde
Cümle içinde kullanımı: “Şu kadındaki endâma salınışa bir bak kıskanılmayacak yanı var mı?”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Atılmış
– Bir tarafa bırakılmış
– Bırakılmış
– Terkedilmiş
Cümle içinde kullanımı: “Yüreklerimizi endâhte edip gelecek yılı bekliyoruz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Silah boşaltma
– Atma
– Atış
– İlka etmek
– Atmak
– Öne atmak
Cümle içinde kullanımı: “Yukarıdan aşağıya endâht edilen meyveler çok zarar görmüş ve çürümüş.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Şebnemler
– Yüksek
– Ala
– Yüce
– Ulu
– Ulvi
Cümle içinde kullanımı: “Şu endâ dağlara yemin olsun ki seni asla affetmeyeceğim..”
Kelime Kökeni: Ad
– Isırgan otu
– Dızlağan
Cümle içinde kullanımı: “Solunum güçlüğü çekiyorsan sabahları encüre kaynatıp içmeyi dene.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Meclis
– Cemiyet
– Dernek
Cümle içinde kullanımı: ” Encümengâh devletin devamlılığını ve refahını konu alır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Şûra
– Cemiyet
– Meclis
– Yarkurul
– Komisyon
– Danışma kurulu
– Divan
Cümle içinde kullanımı: “Köyümüzün ileri gelenlerinin oluşturduğu encümen haksız bir karar vermez.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Mücûm
– Yıldızlar
– Kevâkib
– Necmler
Cümle içinde kullanımı: “Karanlığın gerdanında asılı duran encümden utanmaz mısın?
Cümle içinde kullanımı: Ad
– Kıvrım
– Büklüm
– Buruşukluk
– Ayrım
– Katlantı
– Dönemeç
Cümle içinde kullanımı: “Derinin encûh haline bakılırsa çok önceden tuzlanıp kurutulmuş.”