– Sık sık iş düşüncesi veya tutumunu değiştirmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir dalda durmayı beceremiyorsun ne zaman bir şey desek sana eline yüzüne bulaştırıyorsun.”
– Sık sık iş düşüncesi veya tutumunu değiştirmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir dalda durmayı beceremiyorsun ne zaman bir şey desek sana eline yüzüne bulaştırıyorsun.”
– Çok kazançlı olmayan işe girişmemek.
– Kazanacağı paranın azlığına göre o işe girmemek.
– Cevizi çift görmezse ağaca taş atmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen var ya bir dalda dokuz ceviz görmeyince taş atmayan insan bu işe mi gireceğin tuttu?”
– İkinci kez.
– Bir kez daha.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir daha kavga etmemiz gerekiyordu yoksa bu olay çözümlenemezdi.”
– Yolunda olan bir işi, yanlış davranışıyla kötü bir durum içine sokmak.
– İyi giden bir durumu yanlış davranışlarla bozmak, olumsuz bir gidişe sokmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir çuval inciri berbat etmeyi nasıl beceriyorsun her seferinde anlamış değilim gerçekten.”
– Ele alır almaz, bir davranışta yapıp bitirmek.
– Bir seferde.
– Ara vermeden.
– O anda.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir çırpıda bitirmişti tüm işi şimdi sıra diğer mühim işlerdeydi.”
– Bir iki söz.
Cümle içinde kullanımı: ” Sana bir çift sözüm olacak kalbime büyük bir acı bıraktın şimdi de git şimdi buradan.”
– Bir tane yetişti.
– Ama eşi bulunmayan bir tane.
Cümle içinde kullanımı: ” Valla öyle bir şey almıştım ki resmen bir çıktı pir çıktı.”
– Bir kimseden pek az da olsa aşağı kalmama, onunla aynı düzeyde bulunma çabası içinde olmak.
– Bütünüyle denk olan.
Cümle içinde kullanımı: ” Her zaman ön saflarda yer alırdı bir çekirdek geri kalmazdı.”
– Bir işi yapmak adına çok sıkıştırmak, sıkıntı vererek zorlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir burnuna tuz, bir burnuna biber koyarak beni bir şeylere zorlayamazsın.”
– Eline geçene şükretmez de hep daha daha fazlasını istemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir buldu iki ister, akça buldu çıkın ister bu ne aç gözlülük böyle.”