– Yarı çıplak bir halde , üstünde hemen hemen bir tane don ve gömlekten başka bir şeyin olmadığı durumlarda kullanılır.
Cümle içinde kullanımı: ” Deprem anında evden bir don bir gömlekle fırlamıştı o korkuyla.”
– Yarı çıplak bir halde , üstünde hemen hemen bir tane don ve gömlekten başka bir şeyin olmadığı durumlarda kullanılır.
Cümle içinde kullanımı: ” Deprem anında evden bir don bir gömlekle fırlamıştı o korkuyla.”
– Çok geniş iş yaparak az bir verim almak.
– Çok az miktarda kazanç sağlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir dirhem bal için bir çeki keçiboynuzu çiğnemeye değdi mi gerçekten bu kadar?”
– Yaşamak için çok şeye gerekseme duymadan, pek az şeyle yetinmek, kanaatkâr olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu hayattın zorlukları bize bir dilim ekmekle aç, bir dilim tok olmayı öğretti.”
– Bir dikiş yapılabilecek kadar olan yer.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir dikiş payı bile bırakmamışsın şimdi ben bunu nasıl tamir edeceğim ki?”
– Toprak üstünde hiçbir malı bulunmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen o kadar malın mülkün var gibi görünse de bir dikili ağacın olmaması baya şaşırtmıştı.”
– İğne ipliğe dönmek.
– Çok zayıf olan, zayıf kalmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Hastalıktan sonra bir deri bir kemik kalmıştın resmen çok kötü olmuşsun.”
– Yapılan işin çok kazançlı olduğunu ballandırarak dilendirmek.
Cümle içinde kullanımı: ” İyi ki bir işe girdin şimdi bir dereyi bal, bir dereyi yağ ederek anlatırsın şimdi.”
– Suç veya günah olduğunu aldırış etmeden arka arkaya kötü işler yapıyor.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir değil, beş değil Hak’ a yarar iş değil aslında bu giriştiğin bu iş hiç güven vermiyor açıkçası.”
– Her istediği bir şeyi hemencecik yapılaması, yerine getirmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir dediğin iki olmamasına rağmen girdiğin bu tavırlar ne böyle anlamış değilim.”
– Sıvılar adına pek az.
– Çocuklar için pek küçük, küçücük.
– Çok az.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir damla suya muhtaç olmuştum ama bir bardak su verenimiz yoktu bu hayatta.”