– O kadar fazla kendini beğenmiş, kibirli, başı her zaman yukarıda, aşağılara bakmaz.
Cümle içinde kullanımı: ” Burnu yere düşse almazdı bu sahip olduğu egoyla.”
– O kadar fazla kendini beğenmiş, kibirli, başı her zaman yukarıda, aşağılara bakmaz.
Cümle içinde kullanımı: ” Burnu yere düşse almazdı bu sahip olduğu egoyla.”
– Aşırı agresif davranışlarının cezasını çekerek ya da güçlükler ve başarısızlıklarla karşılaşarak artık ılımlı bir yola yönelmek.
– Yaptıklarından kaynaklı çektiği acılarla akıllanıp daha doğru düzgün işler yapmaya yönelmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Okulda aldığı cezaların ardından burnu sürtülmüştü artık çok uslu bir çocuk vardı karşımızda.”
– Kendisiyle alakası olmayan, ilgilendirmeyecek işe karışmak, dahil olmaya çalışmak.
– Çok meraklı olmak.
– Her şeye burnunu sokmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir kere bir işe burnunu sokma git az öteden izle arada sırada.”
– Bu en iyisi olandır; daha iyisi olamaz.
– Bu elde ettiğin şeyden daha iyisini bulamazsın, elde edemezsin. Anlamında kullanılır.
Cümle içinde kullanımı: ” Allahtan ufak yırttın bu işten neyse bundan iyisi can sağlığı takma kafana artık.”
– Olayın içinde sakladığı, durumun şimdilik kimse tarafından bilinmeyen gizli bir yönü var. Anlamında kullanılan bir söz.
Cümle içinde kullanımı: ” Bunda bir iş var hadi hayırlısı umarım başımızı derdin içine sokmayız.”
– Ufacık eleştirel bir sözü bile kafaya takıp, üzülmek, alınmak.
– Alıngan olmak.
– Ufakcık bir şeyle bile incinmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Buluttan nem kapar olmuşsun seni bıraktığımdan beri çok değişmişsin.”
– Çaba harcayarak, emek vererek bulmak, yaratmak, oluşturmak.
– Oradan şuradan buradan bulmak.
– Ne yapıp edip istediğini elde etmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Ne olursa olsun bulup buluşturup o iskambil destesini masam da görmek istiyorum.”
– Pek az görülüp, bulunan, üstün çok değere sahip bir kişi veya eşya değil ya! anlamında kullanılan söz.
Cümle içinde kullanımı: ” Bulunmaz Hint kumaşı mı ki bu kadar kafaya taktın sen onu?”
Kelime Kökeni: Farsça.
– Değersiz.
– Önemi olmayan.
– Aşağı.
– Kıymeti olmayan.
– Ehemmiyetsiz.
– Adi.
Cümle içinde kullanımı: ” İnsanlara karşı hor davranışlarda bulunmaktan vazgeç artık.”
– Çok üzgün olmak.
– Canı sıkkın olmak.
– Sıkıntı içinde bulunmak.
– Çok güçsüz kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin burnunu sıksan canın çıkar az toparla kendini artık.”