– Canını alacağı kişiyi öldürmekten vazgeçmek.
– Büyük zararlara uğratabileceği bir kişi bağışlayıp
Cümle içinde kullanımı : ” Senin canını bağışlamam için bana geçerli bir sebep sun.”
– Canını alacağı kişiyi öldürmekten vazgeçmek.
– Büyük zararlara uğratabileceği bir kişi bağışlayıp
Cümle içinde kullanımı : ” Senin canını bağışlamam için bana geçerli bir sebep sun.”
– Öldürmek, ölmesini sağlamak, hayatını sonlandırmak.
– Sıkıntıya sokmak.
– Canını verecek kadar tatmin, memnun etmek.
Cümle içinde kullanımı : ” Canını almak için gelenleri öyle bir pişman etmişti ki geldiklerine.”
– Karşısında bulunan birinin vücuduna acıtacak, zarar verecek bir şey yapmak.
– Zarara, sıkıntıya sokmak, üzücü, kaygılandıracak davranışlarda bulunmak.
– Canını yakmak.
Cümle içinde kullanımı : ” Canını acıtmak adına elimden gelen her şeyi yapacağım bekle sen.”
– Yaşamında çektiği sıkıntılar yüzünden artık yaşamak istememek, hayatını sürdürmeyecek duruma gelmek.
– Canından usanmak.
– Canından bıkmak.
Cümle içinde kullanımı : “Canından bezdirmişlerdi çocuğun çıkıp gitmek istiyordu bu yaşamdan.”
– Yaşadığı sıkıntının, artık dayanılmaz, çekilmez bir hal alması.
– Bıçak kemiğe dayanmak.
– Canına tak demek.
– Sabrı tükenmek.
Cümle içinde kullanımı : ” Canıma yetmişti bana yatığın son şeyden sonra seni affetmeyecektim.”
– Canına kurban olduğum.
– Baş belası, Allah’ın belası.
– Eşsiz, biçimsiz, anlaşılması güç olan şey.
– Kimi zaman sevgiyi, hayranlığı anlatmak için kimi zaman da öfkeyi geçmeyen siniri , kızgınlığı anlatmak için kullanılan bir söz.
Cümle içinde kullanımı : ” Canına yandığımın kızı senin o güzel kalbini seveyim.”
– Yaşadığı sıkıntının, artık dayanılmaz, çekilmez bir hal alması.
– Bıçak kemiğe dayanmak.
– Canına yetmek.
– Sabrı tükenmek.
Cümle içinde kullanımı : ” Son yaptığın artık canına tak demişti üstüne atlaması an meselesiydi.”
– İyi olan bir şeyi berbat bir hale getirmek, heder etmek, harcamak.
– Bir kişiye büyük zararlara uğratmak, kötülük etmek.
Cümle içinde kullanımı :” Geçen yaptığımız maçta fena canına okumuştum onun, yerden kalkamadı.”
– Bu şey onun için zaman ayırıp bulamadığı bir şeydir. Onu büyük bir gönül borcu ile karşılar.
– Dünden razı.
Cümle içinde kullanımı : ” Canına minnet olsun bu yaptıkların .”
– İntihar eyleminde bulunmak.
– Kendini öldürmek.
– Acımadan, acımasızca öldürmek.
– Kendisini yıpratarak veya yoracak bir iş yapmak.
Cümle içinde kullanımı : ” Canını kıymayı göze almıştı bu yaşananların ardından hayata bağlı kalacak bir sebebi yoktu.”