– Kuşun uzun sesle ötmesi.
– İçki içmek.
– Alkol almak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yavaş yavaş dem çekmeye başlamıştı, kafayı bulması an meselesiydi.”
– Kuşun uzun sesle ötmesi.
– İçki içmek.
– Alkol almak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yavaş yavaş dem çekmeye başlamıştı, kafayı bulması an meselesiydi.”
– Acayip bir şekilde veya biçimde giyinip kuşanan, takıp takıştıran, süslenen kadın.
Cümle içinde kullanımı: ” Deli saraylı gibi giyinip durma millet seni deli sanıyor valla.”
– Anlamsız laf.
– Pek bir tutarlı yanı olmayan laf, söz.
– Tutarsız söz.
– Delice söylenmiş bir söz.
– Mantıksız söz.
Cümle içinde kullanımı: ” Deli saçması ithamlarını da al git buradan daha fazla dinlemek istemiyorum.”
– Delice davranışları, hal ve hareketleri, şımarıklıkları bulunan kız veya kadın.
Cümle içinde kullanımı: ” Deli Raziye gibi heyheyleri üzerinde yine bizim kızın yalnız bırakın.”
– Kötülük edebilecek, yapabilecek, çevresine zararda bulanabilecek, dokunabilecek kimsenin davranışlarını kolaylaştıracak olanaklar hazırlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Delinin eline değnek vermişler yakıp yıkmış tüm ortalığı.”
– Kendini deli olarak lanse etmek, deli gibi göstermek.
Cümle içinde kullanımı: ” Hayat onu kötü yollara itmişti, deliliğe vurmasına ramak kalmıştı.”
– Aralıksız uyumak.
– Arada hiç uyanılma durumu olmayan uzun uyku.
Cümle içinde kullanımı: ” Deliksiz uykuya dalmıştım o kadar yorulmuşum ki.”
– Bir arada sergilenen ve birbirleriyle pek fazla uyumu olmayan, yakışmayan bol giyim ve ev eşyası.
– Aynı cinsten birbiriyle uyumsuz olan eşyalar.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu üstündekiler ne böyle deli kızın çeyizi gibi.”
– Unutulmuş bir acıyı tazelemek, deşmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Ben onu unutmuştum, çıkarmıştım aklımdan neden şimdi o unutulmuş deliği deştin ki?”
– Her yeri, her yanı tüm vücudu delik içinde, delik delik.
Cümle içinde kullanımı: ” Kazanın sonucunda delik deşik olmuştu her yeri baya canı yanmıştı.”