– Gemi vb. taşıtların gittiği yolun yönünü değiştirmek.
– Yön değiştirmek.
– Kaçmak.
– Uzaklaşmak.
– Çekip gitmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Kaptan geminin dümenini kırarak rotasını değiştirmişti.”
– Gemi vb. taşıtların gittiği yolun yönünü değiştirmek.
– Yön değiştirmek.
– Kaçmak.
– Uzaklaşmak.
– Çekip gitmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Kaptan geminin dümenini kırarak rotasını değiştirmişti.”
– Hileye, hurdaya başvurarak karşısındakini aldatmak.
– Düzenbazlık.
– Dalavere çevirmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen şimdi bırak şu dümen çevirme işlerini de doğruyu konuş.”
– Mutluluğunu yayarak, paylaşarak, düğünde bol bol misafirlere hizmet etmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Baya yorgun duruyordun, düğününde kalburla su mu taşıdın?”
– Zayıflamış olmak.
– Bir kimsenin yapyalnız kalmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Düdük gibi kalmamışsın sen, sana yemek yedirmiyorlar mı?”
– Sevindirici, mutluluk verici bir durumla karşılaşmak, bir duruma erişmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Etrafta yine düdüğü çala çala geziyorsun, ne oldu yine ne kazandın?”
– Duymamış gibi davranır olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Duymamazlıktan gelmeyi bırak artık valla bir gün büyük ters yapacağım sana.”
– Çok sağır.
– Duymayan.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar arkandan bağırdık ama duvar gibi oluşun bitirdi.”
– Yeni gelinken ya kendisi, ya kocası ölmüş ya da kocasından ayrılır olma durumu.
Cümle içinde kullanımı: ” Bizim komşunun kızı da duvağına doyamamıştı, eşi vatani görevini yaparken şehit düşmüştü.”
– Öncelerinde çok fazla dil döken, konuşan kimsenin artık sesi çıkmaz olmak, fazla konuşur olmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Oklar sana dönünce dut yemiş bülbüle döndün bir anda.”
– Ansızın.
– Emek vermeden, göstermeden, harcamadan istenilen şeyin çok daha iyisine ulaşmak.
– Gerek duyulmuyorken, gereği yokken.
– Suçu olmamasına karşın.
– Durduğu yerde.
Cümle içinde kullanımı: ” Durup dururken bana laf atıp durman beni çok fazla kanser ediyor.”