– Evlenecek genç için kız aramaya çıkmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yine bizim büyükler dünür gezmeye başlamışlardı.”
– Evlenecek genç için kız aramaya çıkmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yine bizim büyükler dünür gezmeye başlamışlardı.”
– Bir kızı evlendirmek adına başkasından kızı istemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Dünür düşürmek benim başıma kalmıştı.”
– Adam sırasına girmekle Birlikte deneyimi yetersiz olan genç.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen daha dünkü çocuksun neyin artistliği bu ?”
– Bir öneriyi seve seve, isteye isteye ve hemencecik kabul eden.
Cümle içinde kullanımı: ” Sende bu sonuca dünden razıymışsın baksana hiç karşı bile çıkmadın.”
– Mesleğinde baya ustalaşmadan, emek vermeden hile hurda yollarına başvuruyor.
– Sıçan olmadan çuval delmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Dün cin olmuşsun, bugün adam çarpma derdine düşmüşsün.”
– Daha ne kadar oldu? Hele biraz zaman alsın, geçsin bakalım.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen daha buraya geleli kaç gün oldu, dün bir, bugün iki neyin havası böyle?”
– Dalavere ile başkasını kandırmak, aldatmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Dümen yapmayı da senden öğrenmiştik.”
– Birinin tuttuğu yolu takip etmek, izlemek, o ne yapıyorsa kendisi de benzerini yapmak ya da onun istediğini yapmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Dümen suyundan gitmeyi bırak artık kendi yoluna git.”
– Arkadaşları arasında en geride duran, kalan sonuncu olan kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” Sende bu grubun dümen neferi olmuştun baya.”
– Çıkarını gözetmek.
– Yasadışı, yollarla da olsa çıkarını sağlamaya çalışmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Herkes kendi dümenine baka baka kendi yollarını çiziyor.”