– Kötü düşünce ile karşısında olana bakmak.
– Yan bakmak.
– Eğri gözle bakmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Eğri eğri bakıyorsun da ben sana ne yaptım hala anlamadım.”
– Kötü düşünce ile karşısında olana bakmak.
– Yan bakmak.
– Eğri gözle bakmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Eğri eğri bakıyorsun da ben sana ne yaptım hala anlamadım.”
– Sıkıntıyı gidermek, kurtulmak, üzüntüden uzaklaşır olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Efkâr dağıtmak adına gittiğimiz meyhanede kendimizi baya kaybetmiştik.”
– Konuşmakta olan kimsenin, söyleyeceği sözü buluncaya dek geçmesi gereken saniyeleri doldurmak üzere başvurduğu dil persengi.
Cümle içinde kullanımı: ” Efendime söyleyeyim siz geçen giriştiğiniz işte son durum ne olmuştu?”
– Davranışlarıyla kibar, sakin ve terbiyeli olarak görünen kişi.
Cümle içinde kullanımı: ” Ne kadar naifsin ya efendiden adamsın valla.”
– Birbirinden ayrılmayan sevimli, saf iki kafa dengi arkadaşlar.
Cümle içinde kullanımı: ” Edi ile büdü yine gelmişsiniz bir araya.”
– Bir işe yararı olmayan parlak, abartılı söylemlerde bulunmak, sözler söylemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Ya bırak edebiyat yapmayı doğru düzgün konuşalım gel otur yanıma.”
– Hiçbir tarafı düzgün görünmeyen, olmayan çirkin bir biçim almış bulunan kimse.
– Yamuk yumuk.
– Çarpık çurpuk.
– Şurası burası eğri, bükük olan şey.
Cümle içinde kullanımı: ” Eğri büğrü bir şeydi ama ne yapalım günü kurtarmak için yeterde artar.”
– Terbiyesiz tavırlar davranışlar yaparken terbiyeli duruma geçmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Edebini takınmışsın bakıyorum da, kim getirdi seni bu hale?”
– Hiçbir tarafı düzgün görünmeyen, olmayan çirkin bir biçim almış bulunan kimse.
– Yamuk yumuk.
– Çarpık çurpuk.
– Eğri büğrü.
Cümle içinde kullanımı: ” Eciş bücüş olmuş o güzelim kutu nasıl becerdiniz onu ya?”
– Tehlikeden, korkudan çok büyük bir sıkıntı ve bunalım içinde bulunmak, kalmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ecel teri dökmüştüm bir anda yanımda o şekilde çıkınca.”