– Kimseye el açmayan, kimseden para istemeyen, kazancı kendine yeter olan.
Cümle içinde kullanımı: ” Ekmeği bütündü kimseden bir yardım almaya ihtiyacı yoktu.”
– Kimseye el açmayan, kimseden para istemeyen, kazancı kendine yeter olan.
Cümle içinde kullanımı: ” Ekmeği bütündü kimseden bir yardım almaya ihtiyacı yoktu.”
– İşe girişmedim ki bir sonuç almak söz konusu olsun.
Cümle içinde kullanımı: ” Ekmedim bostan, bitmedi karpuz neyin havası bu?”
– Umulmayan ve istenilmeyen yerde karşımıza çıkan kimse.
Cümle içinde kullanımı: “Ekmediğim yerde bitmelerine her seferinde baya şaşıyorum.”
– Şurasına burasına parçalar, yamalar eklenen düzeltilme yapılmış olan.
Cümle içinde kullanımı: ” Ekli püklü pantolonunu giymişsin baya güzel durmuş.”
– Kusurlu, hileli bir kusursuz, doğal imiş gibi gösterme ustalığını başarmış olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ekini belli etmemek adına gizli saklı işler altına girmiştik.”
– Daha az zararı olan, daha az kötü olan.
Cümle içinde kullanımı: ” Ehven- i şer olmasından daha iyi oldu valla bu durumlar.”
– Bir iş yanlış olarak yapılmakta iken sonradan ortaya çıkan uygun bir durumun etkisiyle iyi bir sonuca ulaşmak.
– Bir iş, yanlış yapılan parçası ile doğru yapılan parçası denkleşerek zararsız bir sonuca ulaşmak.
– Eğrisi doğrusuna rast, karşı gelmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Eğrisi doğrusuna konuşmak gerekirse bu söylediklerin çok yanlış.”
– Davranışımız ne biçim olursa olsun beğenilir olmasa da doğru olanı söyleyelim.
Cümle içinde kullanımı: ” Eğri oturup doğru konuşalım ben burada çok haklıyım.”
– Kullanılan araç, taşıt yetersiz ama yapılan iş isteğe uygun.
Cümle içinde kullanımı: ” Eğri gemi doğru seferdi ama bu işi bitirmek uzun sürecekti.”
– Bunun bizi beğenmemesine şaşırmamalı. Çünkü yanlış yolda olanlar, doğruluktan uzaklaşmayan, ayrılmayan kusurlu kusursuzları beğenmezler.
Cümle içinde kullanımı: ” Eğri düzü beğenmez, bu da bizi beğenmez ama ne yaparsın peşinde koşmak da bize düşer.”