– Sıcaktan ya da korkudan hareket etme gücü yitmek, azalmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Eli ayağı gevşemişti resmen hava o kadar sıcak ki anlatamam.”
– Sıcaktan ya da korkudan hareket etme gücü yitmek, azalmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Eli ayağı gevşemişti resmen hava o kadar sıcak ki anlatamam.”
– Telaştan, heyecandan ne yapacağını şaşarak düzensiz, karmakarışık iş yapmak.
– Eteği ayağına dolaşmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Eli ayağına dolaşmıştı o kadar işin arasında.”
– Ansızın aldığı bir habere üzülerek iş yapamayacak bir durgunluk içine sokulmak, girmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Eli ayağı buz kesilmişti aldığı o haberin ardından.”
– Yapmak istediği bir şeyi, bir engel sebebiyle yapamaz durumda olmak.
– Eli kolu bağlı olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Elimin ayağımın bağlı olmasıyla her şey ters yönde hareket ediyor.”
– O, buna saldırıyorsa, vuruyorsa bunun eli yok mu? Elbette sille, tokatla karşılık verecek.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin elin armut mu devşiriyor vursana sende.”
– İstediği zaman kullanabileceği yerde, durum altında olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Elimin altında olduğu sürece her şey dört dörtlük ilerliyor.”
– Kazancı geçimini sağlayacak kadar yüksek olmamak.
– Kazancı geçimini karşılamayacak kadar az olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Eli ağzına yetmiyordu aldığı üç kuruş maaşla.”
– Yavaş iş yapan, işi çabuk yapmayan, yapamayan.
– İnsana vurunca ağır acı veren, çok acıtan.
Cümle içinde kullanımı: ” Eli bir o kadar ağırdı ki yerle bir etmişti beni.”
– Çok fazla miktarda para harcayan, cömert kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin de elin açık olmasa kimse senle takılmaz büyük bir ihtimalle.”
– Herkes.
– Bütün kişiler.
– El âlem.
Cümle içinde kullanımı: ” El gün demeden buraya toplaşmıştılar.”