– Yapmak istememek.
– Yapmaya isteksiz olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Üzerine o kadar çok yükleniyordular ki artık ağırından atıyordu her işi.”
– Yapmak istememek.
– Yapmaya isteksiz olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Üzerine o kadar çok yükleniyordular ki artık ağırından atıyordu her işi.”
– Sana yardakçılık yapayım ki sende beni görüp gözetesin.
Cümle içinde kullanımı:” Bu devirde bir işi sahibi olmak için patron adayına ağa diyeyim sana, yağın bulaşsın bana.”
– Kendi kendine eğlenen birine, onu sinirlendirecek, öfkelendirecek şeyler yapmak, çileden çıkarmak.
Cümle içinde kullanımı:” Onun afyonunu patlatınca , fena dayak yiyeceği çok açık belliydi.”
– Öfkesi ve sinirinden aşırı bir duygudan ne yaptığını bilmemek.
– Aşırı davranışlarda bulunacak kadar öfkelenmek, ne yaptığından farkında olmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ne yaptığı belli değildi gözü dönmüştü, resmen afyonu başına vurmuş belli.”
– Çalım satandan hoşlanmamak. Böyle tavırlara karşı bir tepki sahibi olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Şu son zamanlarda hiç afur tafura gelemiyorum.”
– Birini yakın olmaktan çıkartıp, uzaklaştırmak, dışlamak, defetmek.
– Bir hristiyanı kilise birliğinden çıkarmak.
– Darılıp biriyle konuşmayı kesmek, ilgi göstermeyip kendisinden uzaklaştırmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Eski dönemlerde papazlar halkı dinden aforoz etmekle korkutup paralarını ve arsalarına elinden alıyormuş.”
-Sıkıntıdan bunalmak, Çok sıkılmak.
– Hafakanlar basmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Hava o kadar sıcaktı ki afaganlar bastı beni.”
– Adlandırmak, isimlendirmek.
– Bir kimseye kendi özel adı dışında dikkat çekici özelliğine göre bir isim vermek.
– Alay etmek, dalga geçmek veya övmek gururlandırmak amacıyla lakap takmak.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar sorunlu bir insandı ki her yaptığından sonra farklı farklı adlar takınıyordu.”
– Üstü kapalı değil de açık açık herkesin bildiği bir biçimde.
Cümle içinde kullanımı: “Saklısı gizli kalmadı sonucunda adlı adınca bu öykü bizlerin alın yazısı olacak.”
-Çok ün kazanmış bir kimse gibi görünse de ama durum tam tersini gösteriyor.
Cümle içinde kullanımı: O kadar tatava yapan bu adam aslında adı ulu, götü kuru tiplerinin başını çeken kişiydi.”