– Etrafta kendinden alakasız olan her hangi konuda çok gereksiz şeyler konuşmak, dile getirmek.
Cümle içinde kullanımı: “Ağzı kavaf olan elbet bir gün bir yiğit tarafından lâl edilir bu böyle biline!”
– Etrafta kendinden alakasız olan her hangi konuda çok gereksiz şeyler konuşmak, dile getirmek.
Cümle içinde kullanımı: “Ağzı kavaf olan elbet bir gün bir yiğit tarafından lâl edilir bu böyle biline!”
– Karşısındakinin bildiği şeyleri ona çaktırmadan ustalıkla ondan bu bildiği gizli şeyleri elde etmek.
– Bir kaç düzenbazlık, ufak tefek kandırmacalarla karşısındakini oyuna getirip bildiği önemli bilgileri öğrenmek.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar usta bir yalancıydı ki ağzından laf çalmak çok zor işti bizim için.”
– Bir düşünceyi sık sık dile getirip söylemek.
– Bir sözü veya bir konuyu yineleyip durmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Tam ya tam anladık konuyu ağzında sakız gibi çiğneme artık.”
– Eskiden yaptığı bir şeyi şuan tam tersini yapmak.
– Önceden dile getirdiği şeyin tam olarak zıt bir düşünceye sahip olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Her yaştan sonra ağzı değiştirmeye başlardı her insan buda işte büyümenin bir etkisiydi.”
– Bir kelime dahi edemeyecek kadar hasta olmak.
– Ortada olan herhangi bir sebepten ötürü hiç konuşmamak, susmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yaşı gelmişti galiba bey amcanın ardık ağzı, dil verecek takati kalmamıştı.”
– Ağzının alabileceği kadar.
– Arka arkaya, aralıksız ve birbiri ardınca küfür.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar sinirlenmişti ki bir anda ağız dolusu küfürle bir başıma kalmıştı kulaklarım.”
– Yalvarmak, yalvarırcasına istekte bulunmak.
– Hak etmeyen birine yüz suyu dökmek.
Cümle içinde kullanımı:” Bana lütfen ağız eğerek konuşma bu şekilde beni etkileyemezsin bunlar boş gereksiz yollar.”
– Birbiri ile bağlantısı olmayan, konu dışı, anlamsız, gereksiz sözler.
– Hızlı hızlı dile getirilen anlamsız, laf kalabalığı yapan sözler.
Cümle içinde kullanımı: ” Ne ağız kalabalığı yaptın be! Kafam ağrıdı artık sussan mı diyorum?”
– Bir kişiyi anlamsız sözlerle şaşırtmak.
– İlgisi alakası olmayan şeyler dile getirerek konuyu değiştirmeye çalışmak, asıl konudan uzaklaştırmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu konu nasıl buraya geldi anlamış değilim ağız kalabalığına getirerek asıl konudan uzaklaştırmışlardı bizi.”
– Yediğin bir şeyi çok sevdikten sonra birine anlatırken kullanılan, çok leziz anlamında.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar güzel yemekler yapıyordu ki annesi tam olarak ağızlara layıktı.”