– Bir kimseyi hayatından, aklından silmek.
– Unutmak.
– Unutulmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Seni var ya aklımda çıkarmak için o kadar uğraşmıştım ki anlatamam.”
– Bir kimseyi hayatından, aklından silmek.
– Unutmak.
– Unutulmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Seni var ya aklımda çıkarmak için o kadar uğraşmıştım ki anlatamam.”
– Aklında yer sahibi olmak, unutulmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Akılda kalmada sen kadar iyisini görmedim, hala aklımdasın hiçbir zamanda gitmeyeceksin.”
– Doğruluğu ne kadar sorgulanır olsa da aklı, onu öyle yapmaya itti.
Cümle içinde kullanımı: ” Ya kafamda bu kadar fazla üşüşüp durmayın akıl bu ya almıyor her şeyi.”
– Çocukluk döneminden çıkıp erginliğe ulaşmak.
– Büyümek, yetişkin birey olmak.
– Döl verebilecek halde olan, ergen, yeni yetme, erin, baliğ.
Cümle içinde kullanımı: ” Günümüzde çoğu çocuk akıl baliğ oluyor erken yaşta.”
– Bir şeyin başarılı olabileceğine hiç kimsenin inanmamış olduğunu düşünmek.
– İnanılır olmamak.
– Akla uygun gelmemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Yaptıklarını gerçekten akıl almıyordu, ne çocukça davranışlar böyle.”
– Düşünmeden yaptığı bir işin ardından, bu işin nasıl çözüme kavuşacağını düşünmeme durum hali.
– Bir şeyin nasıl çözümleneceğini, sonun nereye ulaşacağını bulamama, farkına varmama durumu.
Cümle içinde kullanım: ” Kendimizi bir anda öyle garip bir olayın içinde bulduk ki akıl akıl, gel çengele takıl biz zor çıkarız buradan.”
– Tek bir kelime dahi edememek.
– Tersi söylenemeyecek bir durum meydana gelmesi, itiraz edilmeyecek bir noktada bulunmamak.
– Söyleyecek sözü kalmamak.
– Artık itiraz edilebilecek, karşı durulacak bir nokta kalmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Akan sular durdu bu bana söylediğin kırıcı sözlerin ardından.”
– Yaptığı bir bedduanın tutması.
– Zulme, eziyete uğramış bir kişinin ettiği bedduanın, zulmü, eziyeti yapanı, bir felâkete düşürmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Sanırım senin ahın tuttu bana başım dertten eksik olmaz oldu şu son dönemlerde.”
– Güzel görülmeyen kimse.
– Beğenilecek bir yanının olmama durumu.
– Sevilecek bir şey bulmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Hiçte ahım şahım değilmiş yani bu getirdiğin mekan, o kadar övmüştün bide.”
– İyice zayıflamış duruma gelip iş görmez durumda olmak.
– Yaşlanmış.
– Bir kimsenin eskiden olduğu güzelliği yerine çirkinliği başlamış olması.
– Eskimiş, kullanışlılığı kalmamış.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir iki sene içinde adamın ahı gitmiş, vahı kalmış.”