– Başkasının görüşüne bakmadan kendi aklıyla kötü bir iş yapmak.
– Akla yatkın olmak, akla uymak.
– Başkasının verdiği akılla davranmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bak işte yine akla uydun yine buldun kendini dertlerde.”
– Başkasının görüşüne bakmadan kendi aklıyla kötü bir iş yapmak.
– Akla yatkın olmak, akla uymak.
– Başkasının verdiği akılla davranmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bak işte yine akla uydun yine buldun kendini dertlerde.”
– Çok sıkıntı çekmek, güçlüklerle karşılaşmak.
– Çok yorulmak, bir hitap hale gelmek, sıkıntıdan kurtulmamak.
– Bir işi başarmak uğrunda çok yorulmak, sonuca kadar çok zahmet çekmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Şu işi sona bulsun diye akla karayı seçti ama sonucuna ulaşamadı.”
– Olağan bir durumun tersine çevirmek için boşuna bir uğraş içine girmek.
– Olmayacak, gerçekleşmeyecek bir iş uğrunda boşuna çaba sarf etmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Ya bu kadar boşa uğraşma yaptığın resmen akıntıya kürek çekmekle eşdeğer bir şey.”
– Bir şeyin temizlerini kirlilerine, doğrusuna yanlışına karıştırmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Akını bokunu karıştırmışsın resmen nasıl derleyip toplayayım şimdi bunu.”
– Sözünü yerli yerince dile getirmek.
– Kaba sözünü yerli yerince söyleyememek.
-Kendini, beğenilecek bir kişi gibi göstermeye çalışırken beğenilmeyecek yönlerine söylemek.
– İyi şeyler dile getireyim derken kötü bir şeyleri söylemek, tutarsız şeyler dile getirmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Ne kadar akım derken bokum demene şaşmamalı.”
– Akıl öğretmek.
– Yol göstermek.
– Bir kimseye bir konu hakkında öğütler verip, nasıl davranacağını, ne yapacağını söylemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Akıl vermeye benzemez bu aşk meşk işleri, biraz tutku biraz şehvet lazım biraz da.”
– Bunda anlamayacak ne var anlamında kullanılan bir söz.
– Doğrusunun bu şekilde olduğu ortada. Akıl böyle olmasını gerektiriyor.
Cümle içinde kullanımı: ” Allah aşkına akıl var, yakın var anla artık yani.”
– Tutarlı, akılsız davranışları, dengesiz, hoppa.
– Pek delişmen, kendisinden ciddi bir düşünce, davranış beklenmeyen kimseler için kullanılan bir şey.
Cümle içinde kullanımı: ” Mahallenin akıl terelelli bir amcası vardı eskiden çocukların tek maskotuydu. “
– Bir olayın nasıl olduğunu, gerçekleştiğini anlayamamak, mantıklı bir sonuç görememek.
– Bir işin gizli yönlerini, niteliğini, asıl sebebine bir anlam bulamamak.
– Sırrını çözememek.
Cümle içinde kullanımı: ” Hayretler içinde izliyorum bu yaptığın sihirbazlık numaralarını valla akıl sır ermeyecek işler bunlar.”
– Bir kimseye düşündüğü düşünceye benimsetmeye, ona yol gösterici olmaya çalışmak.
– Karşındakinin bir şey düşünmezmiş gibi ona yol göstermeye, kendi düşüncelerini ona aşılamaya çaba göstermek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bazı şeyler senin yaptığın gibi akıl satmaya benzemez biraz emek ister biraz da akıl..”