– Yanılgı içindesin, yaptığın akıllıca bir şey değil.
– Çok fena yanılıyorsun. Aptalca bir düşünce bu.
Cümle içinde kullanımı: ” Ben senin aklına turp sıkayım bu sözler nasıl ağzından döküldü anlamış değilim.”
– Yanılgı içindesin, yaptığın akıllıca bir şey değil.
– Çok fena yanılıyorsun. Aptalca bir düşünce bu.
Cümle içinde kullanımı: ” Ben senin aklına turp sıkayım bu sözler nasıl ağzından döküldü anlamış değilim.”
– Bir şeyi sürekli düşünüp durmak.
– Bir konuyu, devamlı olaraktan kafasını yormak.
– Zihnini çözmek istediği bir şeyle uğraşır olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” geçen gece yapmış olduğun şeyler aklıma takılı kalmıştı unutamıyordum.”
– Bu yaptıkların hiç akla yatkın şeyler değil. Böyle şeyler yapıp durman beni çok şaşırttı.
– Hiç de akıllıca davranmıyorsun, düşünmüyorsun anlamında kullanılan bir şeydir.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin ben aklına şaşayım ne salak saçma davranışlar bunlar.”
– Anlamlandıramamak, kavrayamamak.
– Bir şeyin olabileceğine inanmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu durum hiç aklıma sığmıyordu nasıl bu hale geldik bir anda biz?”
– Bir şeyi yapmak için kesin bir karar vermek.
– Başkasına bir düşünce aşılamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen aklına koyduğun her şeyi başarırsın.”
– Hatırlamak, anımsamak.
– Kafasında bir anda düşünce oluşması.
Cümle içinde kullanımı: ” Aklına gelen bir düşünceyle tüm hayatı değişmişti bir anda.”
– Gerçekleşmesinden korktuğu bir durumun veya olayın kötü etkilerine uğramak.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar konuşma etme demiştim sana bak aklına gelen başına geldi şimdi.”
– Daha önce hiç düşünmemiş olduğu bir konuyu birden bire yapmaya karar vermek.
– Bir şeyi yapma hevesine tutulmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Birden bire bizimkinin aklına esmişti bir şeyler kendimizi bodrumda bulmuştuk.”
– Kendisine göre uygun gelen bir şeyin kafasında yer etmesi.
– Yararlı bulduğu bir fikrin, kafasına yerleşmesi.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin o söylediğin kelimler tek tek aklında yer etmişti, sana karşı kırgınlığı açık ve net belli oluyordu.”
– Aklına gelmek.
– Hatırlamak, anımsamak.
– Kafasında bir düşünce doğmak.
– Bir şeyi yapmayı tasarlamak, düşlemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir anda ansızın aklına düşen bir fikirle tüm gecesini heba etmişti.”