– Çok yavaş hareket etme hali.
– Hızlı hareketlerde bulunmayan kişiler için söylenen bir söz.
Cümle içinde kullanımı: “Ayağının altında yumurta mı var senin az hızlan ya.”
– Çok yavaş hareket etme hali.
– Hızlı hareketlerde bulunmayan kişiler için söylenen bir söz.
Cümle içinde kullanımı: “Ayağının altında yumurta mı var senin az hızlan ya.”
– Kendisinin o an olduğu yerden çok daha aşağıda görmek.
– O yer kendi bulunduğu yerden aşağıda kaldığı için rahatça görünmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Tüm şehir ayağının altındaydı her köşe başında bir tanıdığı vardı her yere eli uzanıyordu.”
– Acımasızca, tekmelerle kıyasıya dövmek.
– Çiğnercesine dayak atmak.
– Bir şeyi küçük görerek ondan faydalanma yoluna gitmemek, o şeyi tepmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Seni küçük yaramaz seni bir yakalayayım ayağımın altına alacam seni, kaçma dur artık!”
– Bir yere uğramaz yolu düşmez olmak.
– Bir kimseyi bir yere gitmeyecek, uğramayacak hale getirmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bana yaptıkları son kazığın ardından ayağımı kesmiştim ne gördüm onları ne de duydum onlardan bir şey.”
– Bir yol bulup bir kimseyi işinden etmek, kovdurmak, attırmak.
– Bir kişinin görevinden alınmasına sebebi olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ben bu şirketin 20 yıllık çalışanıyım tek sözümle ayağını kaydırırım dikkat et laflarına.”
– Kendini küçük düşürücü davranışlar eşliğinde yalvarıp yakarmak.
– Bağışlanmak için yalvarmak, özür dilemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Yapma onca yaptığın şeyden sonra ayağıma kapansan bile fayda etmezdi bu kalpteki kırılışlara.”
– Büyüklük taslamadan alçak gönüllülük edip birinin yanına varmak.
– Alçak gönüllülük yapıp bir kimsenin yanına uğramak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bugün ayağına gitmiş olabilirim ama bu yaptıklarından sonra yüzümü bir daha göremeyeceğine emin olabilirsin.”
– Alçak gönüllülük göstererek birinin yanına gelmek
– Ayağı ile gelmek.
– Hiçbir emek harcamadan bir şeyler elde etmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Talih kuşu ayağına gelmişti ama sen onu ayağının tersiyle atmıştın bir kenara.”
– Başkası adına kurduğu kötülükler, yaptığı hainliklerin kendi başına gelmesi.
– Bir kimse işini yaparken onu engelleyecek davranışlarda bulunmak, engellemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bekle sen öyle bir ayağına dolaşacağım ki ne iş yapma hevesin ne de hayattan duyduğun bir zevk kalacak.”
– Yanına gelmesini, yanında bulunmasını istemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen dünyanın neresinde olursan ol ayağına çağır yine de gelirim iki elim kanlı da olsa.”