– Kendini bilgili olarak göstermeye çabalamak.
– Bilmediği halde çok biliyormuş gibi tavırlarda bulunmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bilgiçlik taslayacağına az işin ucundan tut görelim ne kadar bildiğini.”
– Kendini bilgili olarak göstermeye çabalamak.
– Bilmediği halde çok biliyormuş gibi tavırlarda bulunmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bilgiçlik taslayacağına az işin ucundan tut görelim ne kadar bildiğini.”
– Gücüne, yeteneklerine, hünerine güvenmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Varsa bileğine güvenen çıksın karşıma bekliyorum korkusu olmayan çocukları.”
– Bile bile aldanmış olarak görünme.
– Kötü bir olayı öyle gerektiği için bilerek kabullenmek.
– Sonun kötü bir sonuçlanacağını bile bile o işe dahil olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bile bile lades olmuştuk sözde her şeyi bilen bizdik bu hayatta.”
– Kendisini ya da ailesini tanıdığı bir kimselerle, bu ilişkiyi belirterek konuşmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu çocuk herkesin bildiği çıkmıştı umarım bu işin sonunda üzülmem.”
– Bilirim dediği bazı konulardan çok bilmediği, yanlış bildiği konular bulunmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Valla sana pek inanasım gelmiyor artık çünkü bildiğin yanıldığına yetmiyordu.”
– Ona söylenmiş olan öğütleri dinlemeden kendi koymuş olduğu tutumları sürdürmek, devam ettirmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bildiğini yapa yapa beni o kadar zor duruma soktun ki anlatamam sana.”
– Herkes ne söylerlerse söylesinler, istediği gibi davranışlar sergilemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bildiğini okuyan sen ceremeni, arkanı toplayan ben.”
– Hiçbir duruma aldırış göstermeksizin doğru saydığı davranışları devam göstermek.
Cümle içinde kullanımı: ” Valla sen bildiğimden şaşmamda büyük bir rol sahibisin.”
– Biçime sokmak.
– İyi bir biçim haline getirmek, uygun biçimli bir durumda olmasını sağlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Biçim vermek adına onca şey yapmıştım ama bir sonuç elde edememiştim.”
– Tam fırsatını bulmak.
– En uygun zamanlamada fırsatını gözetip en iyi durumunu yakalamak.
– Punduna getirmek.
– Presesine getirmek.
– Usturubuna getirmek.
– Dengine getirmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Valla öyle bir fırsat bulmuştun ki biçimine getirmek için bu fırsat kaçmazdı.”