– Kendisine belirli gerekli yardımları olan şeyi eliyle yerle bir etmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen ne zaman öğreneceksin bindiğin dalı kesmemeyi?”
– Kendisine belirli gerekli yardımları olan şeyi eliyle yerle bir etmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen ne zaman öğreneceksin bindiğin dalı kesmemeyi?”
– Çok dolambaçlı sebepler sürerek birçok aldatıcı diller sarf etmek.
– Birini kandırmak için çok fazla dil dökmek, uğraşmak, çabalamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bin dereden su getirmekle olacak iş değildi bu durum.”
– Kötü bir sonucunun olacağını bile bile bu konuya kendini dahil etmemeliydin.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu duruma düşmenin sebebi sensin bilirdin götünün huyunu, niye içtin yahninin suyunu ha?”
– Pek fazla işe yarayan, çeşit çeşit gereksemeleri karşılayan, her sıkıntıyı geçiren.
– Her türlü sıkıntıyı deva olan.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen ne güzel bir insansın bin derde devaydın sen ya.”
– Çok, pek seyrek olarak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu doğa olayı binde bir denk gelebilecek bir şeydi o da bizi bulmuştu.”
– Hepsi ayakta olan büyük bir insan çoğunluğu, kalabalığı.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar büyük bir yoğunluk vardı ki burada resmen bin ayak bir ayak üstüneydi.”
– Bilmez görülmek.
– Bilmezce davranmak.
– Bilmiyor gibi takılmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bilmezlikten gele gele sorduğumuz tüm soruları görmezden geldin hep.”
– Madem bilmiyordun, neden onunla uğraşıp duruyorsun? Bir anlamı var mı ? Bari adam akıllıca konuyu kavra sonra ilgilen.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu kadar konuştuğuna göre bilsen keşke bir şeyler sen önce bilmediğin bu bokun, git mektebinde oku öyle gel.”
– Bilip bilmediğini hesaba katmadan, yarım yamalak bilgi ile.
– Neyi bilip, neyi bilmediğini düşünmeden
Cümle içinde kullanımı: ” Bilir bilmez bilgilerle adamların aklını doldurma insanların . “
– Bilinçli bir biçimde kavramak.
– Anlamak, kavramak.
Cümle içinde kullanımı: ” Sonunda bilincine varmıştım fark etmiştim her şeyi.”