Lahza nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Zamanın bölünemeyecek kadar kısa bir parçası, an.
Göz kırpma, bir bakış atma, en kısa zaman.
Cümle içinde kullanımı:’Küçücük çocuğa lahzayı öğretiyor.’
Lahza nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Zamanın bölünemeyecek kadar kısa bir parçası, an.
Göz kırpma, bir bakış atma, en kısa zaman.
Cümle içinde kullanımı:’Küçücük çocuğa lahzayı öğretiyor.’
Lepiska nedir?
Kelime kökeni: Slavca isimdir.
Leipzig şehrinde üretilen ipek.
Uzun, sarı ve yumuşak saç.
Cümle içinde kullanımı:’Küçüklüğünden beri saçına iyi baktığından saçları lepiska gibi.’
Gamze nedir?
Kelime kökeni: Arapça isimdir.
Bazı insanların çenelerinde, yanaklarında doğal olarak bulunan özellikle güldüklerinde daha iyi görülen küçük çukur.
Yan bakış, göz süzme, sitemli bakma.
Cümle içinde kullanımı:’Sinirinden gamzeli bakışlar atıyordu.’
Tevellüt nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
İnsanın doğumu, doğduğu zaman.
Cümle içinde kullanımı:’Bugün onun tevellüt zamanı kutlamamız lazım.’
İndikatör nedir?
Kelime kökeni: Fransızca isimdir.
Gösterge, belirteç.
Bir kimyasal titrasyonun dönüm noktasına yaklaşıldığında veya dönüm noktasında, renk değişimi gibi fiziksel görünümü değişen madde.
Cümle içinde kullanımı:’Bugünün ders konusu indikatör panelindeki en yaygın uyarı ışıkları.’
İstifham nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve isimdir.
Soru.
Sual sorup anlamak, Anlamak için sormak.
Cümle içinde kullanımı:’Türkiye ye ilk defa geldiğinden dil hakkında çok fazla istifhamları vardı.’
Zahit nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve sıfattır.
Dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp buyurduklarını yerine getiren kimse.
Haramdan kaçınan kimse, sofu.
Bağnaz, kaba.
Cümle içinde kullanımı:‘Onda Allah korkusu olduğundan çok zahit bir kişiliği vardır.’
Taassup nedir?
Kelime kökeni: Arapça isimdir.
Bağnazlık, vezir.
Haksız yere husumet etmek.
Bir düşünüşe, bir inanışa koru körüne bağlanıp ondan başkasını düşünememek hali.
Cümle içinde kullanımı:’Yıllardır ona taassup olduğundan kolay kolay vazgeçemiyordu.’
Çarnaçar nedir?
Kelime kökeni: Farsça eskimiş ve zarftır.
İster istemez, zorunlu olarak.
Cümle içinde kullanımı:’Bu işi yapmayı bana çarnaçar kıldılar.’
Muvakkat nedir?
Kelime kökeni: Arapça eskimiş ve sıfattır.
Geçici, vakitli, fani, sürekli olmayan, palyatif.
Cümle içinde kullanımı:’Hepimiz muvakkat canlılarız illa ki vücudumuz toprak molacaktır.’