Deruni Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, Eskimiş ve Sıfattır
Öz, İçsel, İç ile ilgili, Eş anlamlısı içten
Cümle İçinde Kullanımı:’ Öyle deruni bakıyor ki aşık olmamak elde değil’.
Deruni Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, Eskimiş ve Sıfattır
Öz, İçsel, İç ile ilgili, Eş anlamlısı içten
Cümle İçinde Kullanımı:’ Öyle deruni bakıyor ki aşık olmamak elde değil’.
Mugayir Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiş ve sıfattır.
Doğru kabul edilmeyen, Ters, Karşıt, Eş anlamlısı uymaz
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bu yapılanlar bizim dinimize mugayir’.
Salahiyet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Mezuniyet, Bir işi belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, Eş anlamlısı yetki
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bu iş de ona güvendiğim için salahiyeti ona devrediyorum’.
Mülaki Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Birleşen, Müzakere etmek, Eş anlamlısı görüşen
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onunla mülaki yapmamız gerekiyor çünkü anlaşamıyoruz’.
Mukavemet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Rezistans, Direnç
İnat etmek, Sabretmek, Eş anlamlısı direnmek
Malzemelerin farklı dış faktörlere karşı koruyabilme niteliği
Cümle İçinde Kullanımı:’ Araç gereçlerimizi dış etkenlerden koruyabilmemiz için bize mukavemet gerekiyor’.
Veçhe Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
İstikamet, Bir şeyin belli bir noktaya baktığı taraf, Eş anlamlısı yön
Cümle İçinde Kullanımı:’ Hangi veçheye gideceğimizi bende bilmiyorum birisine sorarsak bizim için daha iyi olacak’.
Elzem Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Lüzumlu, Gerekli, Eş anlamlısı vazgeçilmez
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun bana elzem olduğunu biliyordun bile bile atmayacaktın’.
Müteyakkız Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Açıkgöz, Kurnaz, Çevik, Tetikte, Eş anlamlısı sak
Cümle İçinde Kullanımı:’ Adamlardan haber gelmesini müteyakkızla bekliyordu’.
İstinat Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Dayanıklı, Yaslanma, İtimat etmek, Güç almak, Eş anlamlısı dayanma
Bir şeyi delil saymak
Cümle İçinde Kullanımı:’ Kendimi çok halsiz hissediyorum birisinden istinat almam gerekiyor’.
Vakfetmek Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Tahsis etmek, Malını veya mülkünü satılmamak koşuluyla bir kuruma veya işine bağış yapmak. Eş anlamlısı adamak
Cümle İçinde Kullanımı:’ Ölmeden önce evimi ve paralarımı vakfetmek istiyorum’.