Müstahak Nedir?
Kelime Kökeni:Arapça,Sıfat.
Bir işi başarmış olan ödül, yada ceza.Eş anlamlısı Layık.
Cümle İçinde Kullanımı:’ Arkadaşımın kendini yükseklerde görmesi ve başkalarını küçük görmesi sonucunda müstahak olarak dersini almıştı’.
Müstahak Nedir?
Kelime Kökeni:Arapça,Sıfat.
Bir işi başarmış olan ödül, yada ceza.Eş anlamlısı Layık.
Cümle İçinde Kullanımı:’ Arkadaşımın kendini yükseklerde görmesi ve başkalarını küçük görmesi sonucunda müstahak olarak dersini almıştı’.
Mesut Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfattır
Neşeli, Bahtiyar, Mutlu, Eş anlamlısı Ongun
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun mesut olmasını herkesten çok ben istiyordum’.
Mesafe Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
İlişkiler de resmi olma durumu, Resmiyet
Ara, Aralık, Eş anlamlısı Uzaklık
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onunla aramda bu kadar mesafe olması beni çok üzüyordu’.
Müstakar Nedir?
Kelime Kökeni:Arapça,Sıfat,İsim
Karar kılınan,istikrar bulmuş,Eş anlamlısı Durulmuş.
Cümle İçinde Kullanımı:’ Eğitim öğretim hayatından sonraki mütevellit yaşamında müstakar bir düzen tutturmasını beklerdik, ne yazık ki nafile çaba!’
Mubah Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfattır
Yapılmasında dince sakıncası olmayan,
Cümle İçinde Kullanımı:’ Seninle olan her yol bana mubahtır’.
Müstahzar Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfat, Eskimiştir
Önceden hazırlanarak eczane de bulundurulan hazır ilaç, Eş anlamlısı Preparat
Cümle İçinde Kullanımı:’ Müstahzar ilaçlardan eczane de az kalmıştı’.
Müstait Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Doğuştan kabiliyetli, Yetenekli
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun müstait olduğunu biliyorum çünkü verdiğim her işi düzgün bir şekilde yapıyordu’.
Muaheze Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Azarlamak, Kınamak, Eş anlamlısı Ayıplamak
Yargılamak, Tenkit
Cümle İçinde Kullanımı:’ O kadın hakkında sürekli muaheze yapıyorlardı’.
Mübalağa Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Bir şeyi, olayı olduğundan büyük göstermek, Abartma, Eş anlamlısı Abartı
Cümle İçinde Kullanımı:’ Hep bir şey anlatırken mübalağalı konuşuyordu’.
Makul Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfattır
Uygun olan, Akıllıca olan, Mantığa uygun davranan, Değerini aşmayan, Eş anlamlısı Elverişli
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun makul halini gördükten sonra içi rahatlamıştı’.