Etiket arşivi: İsimleşmiş kelimeler?

TAFSİLAT NEDİR?

Tafsilat Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir

Detaylı izah etmek, Uzun uzun anlatmak, Teferruat

Eş anlamlısı Ayrıntı

Cümle İçinde Kullanımı:’ Beni dinlersen sana her şeyi tafsilat edeceğim.’

TAANNÜT NEDİR?

Taannüt Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir

Israr etmek, Dediğim dedik olma, Karşı koymak.

Eş anlamlısı Direnme, Direnim

Cümle İçinde Kullanımı:’ Okula gitmemek için taannüt ediyordu.’

TAAFFÜN NEDİR?

Taaffün Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir

Bir şeyin bozulup kokması, koku yayması, Kötü kokma durumu.

Eş anlamlısı Kokuşma

Cümle İçinde Kullanımı:’ Çöpü boşaltmadığı için her yer taaffün olmuştu.’

TAADDÜT NEDİR?

Taaddüt Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir

Fazlalaşmak, Sayısı çoğalma, Artma

Eş anlamlısı Çoğalma

Cümle İçinde Kullanımı:’ Problemi çözüyordu fakat işlemi her yaptığında taaddüt ediyordu.’

ŞEKAVET NEDİR?

Şekavet Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir

Vurgunculuk, Eşkiyalık, Şakilik, Kötü işler ile uğraşmak.

Eş anlamlısı Haydutluk, Soygunculuk

Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun bu yaptığı şekavete neden hiç kimse sesini çıkarmıyordu?’

HALAYIK NEDİR?

Halayık Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir

Sözü geçen kişilerin isteklerini yerine getirmekte zorunlu kimse, Kadın hizmetçi, Yardımcı, Köle.

Eş anlamlısı Cariye

Cümle İçinde Kullanımı:’ Padişah, saraya yeni halayık alacağını söyledi.’

HALAVET NEDİR?

Halavet Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir

Hoş, Cana yakınlık, Şirinlik.

Eş anlamlısı Tatlılık, Sevimlilik

Cümle İçinde Kullanımı:’ Bugün de her zaman ki halaveti üstündeydi.’

HAKKANİYET NEDİR?

Hakkaniyet Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir

Dürüstlük, Adalet duygusu, Doğruluk

Eş anlamlısı Nasfet

Cümle İçinde Kullanımı:’ Ona bir hakkaniyet borcun olduğunu bilmelisin.’

HAFAKAN NEDİR?

Hafakan Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir

Kalp çarpıntısı, Nefesi daralmak, Sıkıntıdan bunalmak.

Eş anlamlısı Afakan, Sıkıntı, Çarpıntı

Cümle İçinde Kullanımı:’ Dört duvar arasında olmaktan artık hafakanlar basıyordu.’