Hiddet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Hışım, Kızgınlık, Gazap, Eş anlamlısı Öfke
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bu hiddetle bir yere varamayacağımızı sende biliyorsun’.
Hiddet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Hışım, Kızgınlık, Gazap, Eş anlamlısı Öfke
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bu hiddetle bir yere varamayacağımızı sende biliyorsun’.
Ehemmiyet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Bir şeyin nitelik ya da nicelik yönden değeri olma vaziyeti, Eş anlamlısı Önem
Cümle İçinde Kullanımı:’ Buluşma saatlerine biraz daha ehemmiyet vermeni istiyorum’.
Hain Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça,Sıfat
Başkalarına kötülük, zarar vermek isteyen kimse.Eş Anlamlısı Alçak, çıyan,harın
Cümle İçinde Kullanımı:’ En yakın dostuna hainlik yapmak için açığını bekliyordu.’
Meziyet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Erdem, Eş Anlamlısı Nitelik
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bu işi yapmak baya meziyetliymiş
Mazeret Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Bir suçun elde olmadan işlendiğini, hoş görülmesini gerektiren sebep, hadise, durum, bahane , Eş anlamlısı Özür
Cümle İçinde Kullanımı:’ İş yerine geç geldiği için sürekli mazeretler üretiyordu’.
Acar Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfattır
Girişken, Kabiliyetli, Atik, Aktif
Cümle İçinde Kullanımı:’ Öyle acardı ki her söylediğimi çabucak yapıveriyordu’.
Elmasiye Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Dondurulmuş meyve suyundan yapılan bir çeşit pelte,
Cümle İçinde Kullanımı:’ Sıcak hava da elmasiye yemek beni rahatlatıyordu’.
Esrar Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Hint kenevirinden elde edilen kullanılacak miktara göre uyarıcı, uyuşturucu etkileri olan ve ölümcül tehlikesi olan bir maddedir, Eş anlamlısı Sırlar
Cümle İçinde Kullanımı:’ Esrar genç çocuğu ölüme doğru götürüyordu’.
Meşrep Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfat, Eskimiştir
Fıtrat, Mizaç, Karakter, Alışkanlık, Eş anlamlısı Yaradılış
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun meşrepin de bu şekilde davranmak yoktur’.
Müstahak Nedir?
Kelime Kökeni:Arapça,Sıfat.
Bir işi başarmış olan ödül, yada ceza.Eş anlamlısı Layık.
Cümle İçinde Kullanımı:’ Arkadaşımın kendini yükseklerde görmesi ve başkalarını küçük görmesi sonucunda müstahak olarak dersini almıştı’.