Esef Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Keder, Istırap, Endişe, Gam, Üzüntü, Teessüf, Acınma
Eş anlamlısı Yerinme
Cümle İçinde Kullanımı:’ Yüzünde esef olan kadının nesi vardı anlayamamıştım.’
Esef Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Keder, Istırap, Endişe, Gam, Üzüntü, Teessüf, Acınma
Eş anlamlısı Yerinme
Cümle İçinde Kullanımı:’ Yüzünde esef olan kadının nesi vardı anlayamamıştım.’
Mesire Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Piknik yapılan yer, Yeşillik alan, Gezilecek yer.
Eş anlamlısı Yeri
Cümle İçinde Kullanımı:’ Mesire alanına gelmek bana da iyi gelmişti.’
Zaruri Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfattır
Olması gereken, Kaçınılmaz olan, Gerekli olan
Eş anlamlısı Gerekli, Zorunlu
Cümle İçinde Kullanımı:’ Yaya geçidini kullanmak zaruridir.’
Vebal Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Kötü davranış, ceza gerektiren hareket.
Eş anlamlısı Günah
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bu kötülüğü yaparak o küçük kızın vebalini ben alamazdım.’
Methetmek Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Birini yaptıklarından dolayı üstün tutmak, davranışlarından dolayı desteklemek.
Eş anlamlısı Övmek
Cümle İçinde Kullanımı:’ Başarısından dolayı herkes onu methediyordu.’
Müreffeh Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfat, Eskimiştir
Varlık ve bolluk içinde yaşayan, güzel şartlarda yaşayan kimse.
Eş anlamlısı Gönençli
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun müreffeh bir hayat yaşadığını o kızdan öğrenmiştim.’
Kasvet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Hüzünlenmek, İçi daralmak, İç sıkıntısı
Eş anlamlısı Sıkıntı
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bugün de içimde bilmediğim bir kasvet vardı.’
Şom Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfat, Eskimiştir
Hep kötü şeylerden bahseden, kötü şeyler olacağını söyleyen kimse.
Eş anlamlısı Uğursuz
Cümle İçinde Kullanımı:’ Yine şom ağzını açarak herkesi korkutuyordu.’
Rağbet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Şevk, Talep, Heves, İstek, Arzu
Saygınlık, Beğenmek
Eş anlamlısı İlgi, İtibar
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onu her gördüğümde rağbetim artıyordu.’
İrade Nedir?
Kelime Kökeni:Arapça.
Bir şeyi kendi irademizle yapıp yapmamaya karar vermek.
Eş Anlamlısı:İstenç, buyruk, dilek.
Cümle İçinde Kullanımı:’Kendi iradenle üniversitede hangi bölüme gitmek istediğine karar vermelisin’.