Mesut Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfattır
Neşeli, Bahtiyar, Mutlu, Eş anlamlısı Ongun
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun mesut olmasını herkesten çok ben istiyordum’.
Mesut Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfattır
Neşeli, Bahtiyar, Mutlu, Eş anlamlısı Ongun
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun mesut olmasını herkesten çok ben istiyordum’.
Alternatif Nedir?
Kelime Kökeni: Fransızca
Opsiyon, Almaşık, Eş anlamlısı Seçenek
Cümle İçinde Kullanımı:’ Alternatifler arasında o kumaş da vardı’.
Hoyrat Nedir?
Kelime Kökeni: Yunanca
Hırpalayıcı, Kırıcı, Eş anlamlısı Kaba
Cümle İçinde Kullanımı:’ Senin gibi hoyrat biriyle bir daha görüşmek dahi istemiyorum
Tevellüt Nedir?
Kelime Kökeni:Arapça,Eskimiştir.
Doğum,doğma
Cümle İçinde Kullanımı:’ Arkadaşımın tevellüt zamanında yanındaydım’.
Armağan Nedir?
Kelime Kökeni: İsimdir
Birini mutlu etmek için verilen hediye, Eş anlamlısı Ödül
Yardım, İyilik
Bir bilim adamının çaba gösterdiği dalda onu anmak için hazırlanan bilimsel yapıt,
Cümle İçinde Kullanımı:’ Beni çok mutlu etmişti bende ona armağan vermek istiyordum’.
Mesafe Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
İlişkiler de resmi olma durumu, Resmiyet
Ara, Aralık, Eş anlamlısı Uzaklık
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onunla aramda bu kadar mesafe olması beni çok üzüyordu’.
Zindan Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, İsimdir
Hükümlüleri kapattıkları yer,
Kapkaranlık yer,
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun için zindan da kalmak ölüm ile eş değerdi’.
Müstakar Nedir?
Kelime Kökeni:Arapça,Sıfat,İsim
Karar kılınan,istikrar bulmuş,Eş anlamlısı Durulmuş.
Cümle İçinde Kullanımı:’ Eğitim öğretim hayatından sonraki mütevellit yaşamında müstakar bir düzen tutturmasını beklerdik, ne yazık ki nafile çaba!’
Umut Nedir?
Kelime Kökeni: İsimdir
Bir şeyin olacağını ümitle beklemek, Eş anlamlısı Ümit
Cümle İçinde Kullanımı:’ İçimde bir umutla onun döneceği günü bekliyordum’.
Cevher Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Değerli taş,
Doğal olarak var olan içinde metal ve metalsiler bulunan doğal bileşik,
Kabiliyet, Faydalı, İyi, Eş anlamlısı Töz
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun içinde ki cevheri kimse görmüyordu’.