İsnat Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Bir kişinin diğerini suçlaması, İşlemediği suçu onun üstüne atmak, İftira
Eş anlamlısı Yükleme, Atfetme, Karacılık
Cümle İçinde Kullanımı:’ Yaşlı kadın, komşusuna suçsuz yere isnat etmişti.’
İsnat Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Bir kişinin diğerini suçlaması, İşlemediği suçu onun üstüne atmak, İftira
Eş anlamlısı Yükleme, Atfetme, Karacılık
Cümle İçinde Kullanımı:’ Yaşlı kadın, komşusuna suçsuz yere isnat etmişti.’
Mahrum Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfattır
Bir şeyin yokluğunu çeken, Bir şeyden onda olmayan
Eş anlamlısı Yoksun
Cümle İçinde Kullanımı:’ Ben yapmadım diye onu da mahrum etmek istemiyordum.’
Beyyine Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Gerçeğe ulaşacak iz, İpucu, Emare, Kanıt
Eş anlamlısı Delil
Cümle İçinde Kullanımı:’ Mahkeme de ihtiyacım olan tek şey beyyine.’
Taharri Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Bir konuda sabit düşüncede kalmamak, Araştırma yapmak.
Eş anlamlısı Arama
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bu konuda benim taharri yapmam gerektiğini sende biliyorsun.’
Müşabih Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfat, Eskimiştir
Aralarında andırış olan, Birine benzetilen, Nazir.
Eş anlamlısı Benzeş
Cümle İçinde Kullanımı:’ İki arkadaş olmalarına rağmen kardeş gibi müşabihtiler.’
Nezafet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Saffet, Duruluk, Temizlik
Eş anlamlısı Paklık
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun her zaman istediği tek şey nezafetlikti.’
Numune Nedir?
Kelime Kökeni: Farsça, İsimdir
Benzeri, Model, Göstermelik, Benzetilmek istenen şey, Misil
Eş anlamlısı Örnek
Cümle İçinde Kullanımı:’ Ona numune olarak küçük bir parça getirmiştim zaten.’
Muaddel Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfattır
Farklı olan, Yeni şekle bürünmek, Değişik
Eş anlamlısı Değişkin
Cümle İçinde Kullanımı:’ Eski halinden eser kalmamış muaddele uğramıştı.’
Men Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Köstekleme, İzin vermemek, Yasaklamak
Eş anlamlısı Engel olmak
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bu işi artık yapmasını istemediğim için onu men ediyorum.’
İbra Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Birinin suçsuz olduğu yargısına vararak belgelere dayanarak temize çıkarmak,
Eş anlamlısı Aklama
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun suçsuz olduğunu biliyorum ve ibra etmek için elimden geleni yapacaktım.’