– Bildiğimiz söz veya laflarla anlatılması güç olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Dil ile tarif olunacak bir şey değildi yaşadıklarımız hala şokunu atlatamadım. “
– Bildiğimiz söz veya laflarla anlatılması güç olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Dil ile tarif olunacak bir şey değildi yaşadıklarımız hala şokunu atlatamadım. “
– Tatlı, güzel, hoş dilli.
Cümle içinde kullanımı: ” Dili güllü oğlum benim, ne güzel konuştun sen öyle.”
– Kendisinden soğutacak, bıktıracak seviyede konuşan ya da kötü sözler söyleyen bir kişinin dili, dilerim ki böyle bir işkence ile ağzından çekilsin de söz aracı olması sona ersin.
Cümle içinde kullanımı: ” Dili ensesinden çekilsin bir susmadı çocuk”
– Yanlışsız, hatasız konuşamamak, söyleyememek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bazı kelimeler var dilim dönmüyor, kendi kendime saçma sapan kelimeler söyleyip duruyorum.”
– Anlatmaya, söylemeye gücünün elverdiği ölçüde, söyleyebileceği şekilde.
Cümle içinde kullanımı: ” Dilinin döndüğü kadar anlat sen biz seni anlarız merak etme.”
– Hastalık, sağlık durumu, korku, utangaçlık gibi nedenlerle söylemek istediği şeyleri şaşırıp karıştırmak, söyleyememek.
Cümle içinde kullanımı: ” Onca insanın önüne çıkmanın verdiği heyecanla kürsüye çıktığında dili dolaşmıştı tek bir kelime dahi edemiyordu.”
– Çok konuşur olmaktan, ya da susuz kalmaktan ağzı kurumak, susama hali.
– Dili damağı kurumak.
Cümle içinde kullanımı: ” Dili damağına yapışmıştı susuzluktan, ne hareket edecek mecali ne de içecek bir suyu yoktu.”
– Çok konuşur olmaktan, ya da susuz kalmaktan ağzı kurumak, susama hali.
– Dili damağına yapışmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Çok fazla susuz kalmıştı dili damağı kuruyup kalmıştı resmen.”
– Konuşmaya başlamak, konuşur olma hali.
– Dili açılmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Dilinin çözülmesi adına neler yapabilirim bilmiyorum açıkçası.”
– Konuşması, başka bir dilin konuşmasına benzer olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Uzun soluklu yurt dışı gezilerinden sonra bir zahmet dili İngilizceye çalsın.”