– Nasıl bir zarara uğradığını anlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Aslında o kadar yakın değildik ama belinin ağrısını duyuyordum buradan.”
– Nasıl bir zarara uğradığını anlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Aslında o kadar yakın değildik ama belinin ağrısını duyuyordum buradan.”
– Bir kişinin bir şeyi yapamayacak bir duruma getirmek.
– Bir işi yapılması en güç tarafını yapmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bak seni bir daha bu iletti içtiğini görürsem o belini kırarım bak acımam.”
– Kötüye doğru giden bir durumu yeniden düzeltmek, güçlenmek, kaybettiği itibarını yeniden elde etmek, kazanmak, ekonomik durumunu iyi hale getirmek.
– Bozulmuş olan işini yola yoluna sokup paraca güçlenmek.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar büyük yıkılışların ardından belini doğrultabilmiştik bir şekilde yükselişe geçmiştik.”
– Çaresiz bir biçimde bir iş yapamıyor olmak.
– Büyük sıkıntılar içine sokmak, çaresizliğe sokmak.
– Büyük üzüntü içinde bırakmak ve bir şey yapamaz halde olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ben senin hiçbir zaman belini bükecek bir şey yapmadım bunu aklına sok lütfen.”
– Biri onun bunun çocuğu olarak dünyaya gelmek.
– Birinin dölü olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen benim belimden geldin böyle tavırları anlamış değilim.”
– Müracaat etmek, bir işin yapılmasını bir kimse veya kuruluştan istemek.
– Bir işin yapılmasını bir kimseden ya da bir kurtuluştan istemek, müracaat etmek.
– Bilgi edinmek üzere bir kaynağa bakmak, bir kimseye danışmak.
– Gereksemesini karşılamak üzere, yararlanacağı şeyle ilişki kurmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Evimize yapılan haince saldırının ardından bazı avukatlara baş vurmuştuk yardım etmeleri için ama hiçbiri yardımcı olamamıştı.”
– Kavga çıkararak, önüne gelene çatarak ya da başka sebeplerle kendisi için tehlikeli bir durum oluşmasına yol açmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bela aramayı bu kadar seviyor olmasan yüzün darmadağınık bu halde olmazdı şuan.”
– Durumun düzeltilemez hale gelmesi üzerine her şeyi bırakıp gitmek. İpin ucunu bırakmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Valla battı balık yan gider saldım artık bu şirketi ne olursa olsun.”
– Eski hamam eski tas.
– Hiçbir şey değişmemiş, her şey eskisi gibi, bir değişiklik yok.
Cümle içinde kullanımı: “Mektep bitince merkeplikten kurtulacak zannedenlere bu söz küpe olsun, bayağı Mehmet bayağı börküdür.”
– Çok sevinmek, mutlu olmak.
– Doyasıya yemek, içmek, dinlemek, bakmak vb. şeyler yapmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Okulun kapanmasıyla tüm çocuklar bayram etmişti resmen.”