– Çok fazla yoracak şeyler yapmak, hırpalamak.
– Örselemek.
– Sırılsıklam ıslamak.
– Icığını cıcığını çıkarmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Eline aldığı hamurun cıcığını çıkarıncaya kadar oynayıp sonra kenara fırlattı.”
– Çok fazla yoracak şeyler yapmak, hırpalamak.
– Örselemek.
– Sırılsıklam ıslamak.
– Icığını cıcığını çıkarmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Eline aldığı hamurun cıcığını çıkarıncaya kadar oynayıp sonra kenara fırlattı.”
– Ceza almak.
– Cezalandırılmak.
– Tecziye edilmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Hakimin kararıyla 15 yıllık bir cezaya çarptırılmıştı.”
– Yapmış olduğu hatalı, yanlış davranışın ardından yaptıklarının sonuçlarına katlanmak.
– Verilmiş, hükmedilmiş olan cezayı tamamlamak.
– Ceza çekmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Cezasını çekmek adına girdiği hapisten bugün itibariyle çıkışını gerçekleştiriyordu.”
– Tikel.
– Az.
– Azıcık.
– Pek az.
– Halef.
– Halefiyyet.
– İntikal.
– Biraz.
– Kıymetsiz.
– Mühim olmayan.
– Esasa ait olmayan.
– Külli olmayan.
– Göze çarpmayan.
– Önemsiz.
Cümle içinde kullanımı: ” Cüzi miktarda paraya ihtiyacım vardı bana biraz borç versen olur mu?”
– Belli tutarda para cezası yazmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Trafikte o kadar fazla hız yapmıştı ki ceza kesilince neden diye görevlilere bakıyordu.”
– Birisi tarafından ceza almak, cezalandırmak.
– Tecziye edilmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Ceza görmeyi göze almıştım ne olursa olsun bu işi yapacağım.”
– Hapse düşüp hapis yatmak.
– Yaptığı bir durumun cezasının ya da üzüntüsünün sıkıntısını taşımak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yaptıklarının elbet cezasını çekeceksin bu işlerden kolay kaçabileceğine inanmış mıydın?”
– Çok değerli, çok mühim, çok güzel sözler söylemeye çalışırken salak saçma laf etmek.
– Cevahir yumurtlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Cevher yumurtlamak konusunda senden iyisini görmedim ben ya.”
– Çok değerli, çok mühim, çok güzel sözler söylemeye çalışırken salak saçma laf etmek.
– Cevher yumurtlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yine başladın galiba cevahir yumurtlamaya.”
– Hemencecik onu terslemek, beklenmedik cevaplarla onu karşı karşıya bırakmak.
– Karşısındakine güç bir duruma sokacak yanıtı hemen söylemek.
– Cevabı yapıştırmak.
– Cevabı dayamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Beni utandırmak için farklı farklı laflar söylüyordu, bir anda cevabı dikmiştim o söylediklerinin üstüne afallayıp kalmıştı.”